Erarslan Alkılıç, Beyoğlu, Kağıthane ve Şişli adaylarını katılımcılara tanıttı. Mürsel Cömert, Kemalin adlı reçeteyi okudu. Beyoğlu, Şişli, Kağıthane adaylarının konuşmalarından sonra söz Kemal Kılıçdaroğlu'na verildi. Kılıçdaroğlu, "Sadece İstanbul'da değil Türkiye'de ciddi bir kriz var. Perpalı öyle anlaşılıyor ki çok mutlu değil. Ekonomik krizin burayı vurduğuda çok açık. Ama ekonomik krizin geleceğini hepimiz çok önceden biliyorduk. Fakat ne hikmetse hükümet ekonomik krize kulaklarını tıkamayı marifet bildi. Önlem almadı. Sayın başbakan çıktı sanki Dünya'nın en önemli iktisatçısıymış gibi "kriz bizi teğet geçecek" dedi. Hiç meraklanmayın. Kriz gelecek diyenleride felaket tellallığı yapmakla suçladı. Ama geldiğimiz noktada keşke sayın başbakan haklı çıksaydı. Ama haklı çıkmadı. Krizin sayın başbakan ve yandaşlarını teğet geçtiği açık. Onlara bir şey olmadı. Onlar servetlerine servet kattılar. Rantlarına rant kattılar." Dedi.

Kılıçdaroğlu, "Cumhuriyet tarihinde en ciddi işsizlik oranıyla karşı karşıyayız. Şimdi bu tablo ortadayken insanlarımızın çok iyi sorgulaması lazım. Diğer ülkelerde de benzer kriz vardı ama hükümet önlemini zamanında aldı ve maliyet olabildiğince düşük tutuldu. Bizde önlem zamanında alınmadı ekonomik kriz geldi çattı binlerce insan işinden oldu. Sayın başbakan şimdi diyorki "acaba hangi önlemi alayım." Günaydın dememiz lazım sayın başbakana Devlet yöneten birisi ki sayın başbakan Türkiye Cumhuriyetinin başında devleti yönetiyor. Devlet yöneten birisinin daha ciddi, tutarlı, kalıcı politikalar üretmesi lazım. Devlet planlama teşkilatı, pek çok sivil toplum kuruluşu ve üniversiteler var. Bütün bunların uyarıları hep göz ardı edildi ve bugün geldiğimiz noktada ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıyayız. " dedi. Kılıçdaroğlu, "Bir başbakan düşünün ülkeyi yönetiyor. Van'a, Kayseri'ye, Trabzon'a gidiyor aklı İstanbul'da neden aklından hiç İstanbul'u çıkarmaz. Çünkü İstanbul'da olağanüstü rantlar var. AKP nin finans kaynakları burada, hortumlamalar burada, özel fon hesapları burada sayın başbakan bundan korkuyor. İstanbul'u kaybederse kendisinin sonunun geleceğinide çok iyi biliyor. AKP ye boyun eğmeyeceğiz. Tam tersine AKP'ye burada ders vereceğiz. Bunlar iktidar oldular ülkeyi yönetmeye talip oldular. Dünya'da para bolluğu vardı har vurup harman savurdular. Ülkeyi yönetemediler." dedi.
Kılıçdaroğlu, "Bizimle aynı koşullarda yola çıkan Brezilya, Arjantin artık bir sorunları yok. Şimdi biz sorunlarıyla başbaşa olan bir ülkeyiz. Bekliyoruz İMF bize biraz para verecek mi? Bizim dışımızda İMF ye giden varmı? Ne oldu bize? Hani sayın Başbakan kükreyip duruyordu. Ben istersem İMF nin borçlanını hemen kapatırım, buyur kapat elini tutan mı var. Demek ki kapatamaz. Bir başbakanın temel görevlerinden biride halka doğruları söylemektir. Bunlar geldiler önce açlığı getirdiller, sonra milleti bitirdiler, şimdi de ne bulsalar götürüyorlar. Öyle götürüyorlar ki artık bu sıradan rutin bir olaymış gibi gösteriyorlar. Artık birde bunların yandaş medyası var. Ne yaparsanız yapın herşey mübah onlar için böyle bir anlayış olabilir mi? Şimdi bir anakent belediye başkanı düşünün. Sayın Kadir Topbaş İstanbul'da Büyükşehir Belediye başkanı normalde ne olması lazım, kendine güvenmesi öz güveninin olması lazım. Ben İstanbul'un anakent belediye başkanıyım demesi lazım. Şimdi biz çıktık diyoruz ki sayın başkan gel beraber şu televizyonlarda tartışalım. Sana bir kaç soru soralım. Sende İnsanlara cevap ver. Soru sormak ayıp değil, soru sormak demokrasilerde temel kuraldır." dedi.
|