Muhaliflik üzerine / Aydın Doruk

Geçen sayımızda Perpa’da bir sivil toplum örgütünün Perpa B Blok yönetimi tarafından yok edlmek istendiğini anlatmış ve bunlara örnekler vermiştim. bütün bunların PERSİAD’a niçin reva görüldüğünü merak edenler için anlatmaya çalışayım.
Perpa kurulduğu günden bu yana bazı yöneticilerin değişmesine rağmen ne hikmetleri varsa başkan ve başkan yardımcıları hep aynı kalmışlardır. Perpa, yaklaşık 23 yıldır aynı ekiple yönetiliyor.
Mithat Yümlü ve ekibinin yönetici olmalarından sonra , yani çeyrek asırdır dünyada neler oldu siz bir düşünün. Amerika’da kaç tane devlet başkanı değiştiğini, Sovyetler Birliği’nin yaşadığını, Doğu ve Batı Almanya diye iki devlet olduğunu, bugün askerlik çağı gelmiş çocuklar bile hatırlamıyor. Ama bizim yöneticilerimiz bütün bunlar olurken hep varlardı. Ve hala varlar. Bu Türk siyasetçilerinin koltuk sevdasını bilenler için bu hiç yadırganacak bir durum değil, ama sosyolojik bilimler açısından incelenmesi gereken bir sorun.
Bir insan demokratik bir ülkede niçin koltuğunu bırakmamak için çeyrek asır mücadele eder? Kendinde olupta onun dışındaki hiç bir insanda olmayan keramet nedir?
Bazı kongrelerde artık ne zaman bırakacaksınız türünden sorular sorulduğunda Başkanımız Mithat Yümlü, ekibinde bir çok yöneticinin değiştiğini vurgulayarak kendisi ve Mete Alaton’unda belediye ile olan sorunların çözülmesini beklediklerini, çünkü bu sorunu en iyi kendilerinin bildikleri mazeretine sığınarak iki yıl daha yetki isterler. Ama belediye ile olan sorun da çeyrek asırdır bir türlü çözülemez.
Kendilerinden başka 2500 dükkan sahibinden hiç biri Perpa’yı yönetme kabiliyetine sahip değildir. Bu yeti allah vergisi olup sadece kendilerine aittir. Yoksa yeni insanlar, yeni fikirler, yeni projeler nemize lazım.
İşte böyle bir süreçte geçtiğimiz seçimlerde Perpa tarihinde ilk olarak bir muhalif yönetim listesi çıkmış, Perpalı kiracılarında insiyatif kullanabilmelerini sağlamak için önseçim yaparak Perpa yönetim adaylarını belirlemişlerdir.
İlk defa Perpa kongresine yüzlerce insan gelmiş, Yöneticilerimiz kendi personeline nutuk atmaktan kurtulmuştur. Fakat beklenen değişim, Kooperatif ve Kat malikleri yasalarının yetersizliğinden dolayı olamamıştır. Kongre salonuna yüzlerce Perpalıyı getiren muhalefet malum nedenlerden dolayı yenilmiştir.
Mademki çeyrek asır sonra muhalefet çıkmış kötü örnek yaratmasın diye cezalandırılması gerekiyordu. Cezanında adresi PERSİAD oldu. Asırlık yöneticilerimiz raconu kesmişti bir kere, bataklığı kökünden kurutacaklardı. PERSİAD kapanırsa bir daha muhalefet diye bir şeyde olamazdı.
Ellerindeki tüm olanakları kullanarak yıllardır Perpa’nın gelişimi için çaba harcayan bir kurumun tüm gelirlerinin kesilmesini sağlayarak kötürüm duruma getirmeye çalışıyorlar.
Kendilerinin hiç suçu yok, başkanlık dediğin çeyrek değil yarım asır devam etmeli.
Ayrıca direkt olarak muhalefet hareketiyle PERSİAD’ın bir ilgisi de yoktu. Muhalefet hareketi çıkmış kendine ayrı bir yer tutmuş çalışmalarını oradan yürütüyordu. Sadece Persiad üyesi olupta muhalefete soyunan bir kaç kişiyi adres göstererek, kaynağında PERSİAD varmış gibi bir imaj yaratmaya çalışıyorlar. Çünkü PERSİAD yöneticilerinin muhalif olma haklarını yok sayarak, derneğin her zaman yönetimin arka bahçesi olmasını arzuluyorlar.
Son olarak bu ülkede siyasete 35 yıl damgasını vurmuş olan Sayın Süleyman Demirel’in bir sözü ile bitirmek istiyorum:
“İktidar bütün rejimlerde olur. Demokrasiyi demokrasi yapan muhalefetin varlığıdır.”