Editör / Aydın Doruk

Merhaba
Seller, yağmur seçimler Avrupa birliği derken bir ağustosu’da geçirdik.
Perpa’nın sesi olmaya çalışan gündem gazetesi sizlerin katkılarıyla yürümeye çalışıyor. Fakat yetrince katkı aldığımız pek söylenemez. özellikle firmanızın tanıtımı konusunda Gündem çok şeyler yapabilir. bu konuda firmanızı haber yapmak isterseniz lütfen bizi arayın. Bu konuda yapılan haberler bir ücrete tabi değildir.
Persiad daha önce de haber verdiğimiz burs konusundaki çalışmalarını sonuçlandırdı. Etrafınızda bursa ihtiyaç duyan üniversite öğrencileri varsa başvurmalarını sağlayın.
Bu sayıda Avrupa atletizm yarışmalarında ilk defa ülkemizi birinci yapan Süreyya Ayhan’ı haber yaptık. Süreyya Anadolu bozkırlarında yaşarken ölmeye mahkum olmuş Anadolu kadınının başkaldırısının öyküsü.
Yine Avrupa Birliği Konusunda bir anket çalışmasının sonuçlarına yer verdik bu sayıda.
Bilişim köşemizde herkesin çok mağdur olduğu virüsleri işliyoruz bu ay.
Sağlık köşemizde bu ay Dr. A. Rezak Yörük Bulaşıcı hastalıklar hakkında önemli bilgiler veriyor.
Yine bize mahsus ölümler köşesinde gülermisin ağlarmısın misali, gazetelerden derlenmiş ilginç ölüm vakalarını işledik bu ay.
Sağlıcakla Kalın.
Süreyya Efsanesi
Atletizmde yıllardır özlemini duyduğumuz Avrupa şampiyonluğuna sonunda Süreyya Ayhan ile ulaştık. Ayhan, Almanya’nın Münih kentindeki şampiyonada 1500 mettreyi 3:58.79’luk muhteşem bir dereceyle kazanırken, bu başarıya ulaşan ilk Türk bayan atleti olarak tarihe geçti. Milli sporcumuz aynı zamanda bu derecesiyle hem 4.03.02 ile kendisine ait Türkiye rekorunu 4.23 saniye geliştirdi, hemde dünyada bu yılın en iyi derecesini koştu.
Taktik savaşı
Seçmelerde 32 atlet içinde en iyi derecede koşarak finale kalan Ayhan,final yarışında da kendisine has taktiğiyle mücadele etti. Start ile birlikte öne fırlayan Süreyya Ayhan, 800 metreyi 2:06.55,1200’ü de 3:12.84 ile öne geçti. son 150 metrede dünya şampiyonu ve rekortmeni Rumen Gabriela Szabo ile kıyasıya bir mücadeleye giren milli atletimiz rakibinin ataklarına başarıyla karşılık verip, baştan sona öne götürdüğü yarışı kıl payı farkla kazanmayı başardı. Szabo’nun 3:58.81 ile ikinci olduğu yarışta
bronz madalya ise 4:01.81 ile kendi en iyi zamanını koşan Rus Tatyana Tomashova’nın oldu.
Sezer’den mesaj
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer 18.Avrupa Atletizm Şampiyonası’nda bayanlar 1500 metrede altın madalya kazanan Süreyya Alhan’ı kutladı. Cumhurbaşkanılığı Basın Merkezinde yapılan yazılı açıklamada Cumhurbaşkanı Sezerin,18. Avrupa ATletizm Şampiyonasında bayanlar 1500 metre finalinde altın madalya kazanan Ayhan’bir telgraf gön
rerek,sporcuyu başarısından dolayı kutladığını bildirdi.
Münih’te Avrupa şampiyonluğunu kazanan Süreyya Ayhan en büyük moral motivasyonunu, hiç şüphe yok ki aşık olduğu antrönörü Yücel Kop ‘tan aldı. Süreyya kendisini keşfedip yıllarca birlikte çalıştığı beden eğitimi öğretmeni olan Yücel Kop’a sonunda aşık olmuştu. Ancak bu bir “yasak aşk”tı. Çünkü Kop evli ve çocukluydu. Uzun süre gizli kalan bu aşk, sonunda Kop’un eşiyle arasının bozulması ve medyaya sızan fotoğraflarla gün yüzne çıktı. Tepkilerinde bundan sonra ardı arkası kesilmedi. Kop, eşinden ayrılacak ve Ayhan ile evlenecekti ama antrenörün eşi öfkeliydi. Bu arada Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü de devreye girdi, “Ya evlen ya da antrönörünü değiştir” şartını koydu. Hatta çift için bir gözetmen bile görevlendirildi. Spor bakanı Fikret Ünlü de “Bu devlet dairesinde olsa ikiside kovulmuştu”
dedi. İşin içine milletvekillerinden feminist yazarlara kadar herkez girdi. Meclise soru önergesi bile verildi. bu baskılara ve yaşadığı
bunalımlı döneme ragmen Ayhan,”yasak aşkı ve hocası Kop’tan vazgeçmedi. Yücel Kop boşanma davası açınca ortalık biraz yatıştı ve ikili Ayhan’ın tedavisi için birlikte Almanya’ya gitti. Dönüşte de Avrupa Şampiyonası’na hazırlık için Konya Antalya ve Erzurum’da gözlerden uzak çalışmalarını sürdürdü.
Süreyya Ayhan’ın ağzından müthiş final sonrası şu sözler döküldü:”Bana tüm dünya’yı teklif etseniz, bu altın madalya’ya dünyaları değişmem”. Ayhan bu madalya’yı çoktan hak ettiğini söyledi. Milli atletimiz “şimdi sırada Dünya şampiyonası ve olim
piyat var. Çok daha iyi dereceler koşabilirim dedi. Ayhan 1978’de Çankırı da doğdu. Atletizme 1992’de başladı. 2000Sidney Olimpiyatlarında 1500 metrede yarı finale kalarak dikkatleri üzerine çekti ve sakatlığına rağmen olimpiyat 14.sü oldu. Geçen yıl Edmunton’da Dünya Atletizm Şampiyonasında 8.inci Çin’deki DÜnya Üniveste Yaz Spor Oyunları’nda birinci,eylül ayında da Tunus’taki Akdeniz oyunlarında ikinci oldu.
Bize mahsus ölümler
•Bir işçinin 600 tonluk press makinasının arasından emekleyerek geçip ucundaki 2450 santigratlık fırında sigarasını yakmaya çalışması sonucu ölümü (Karabük Demir Çelik Fabrikaları)
•Kurtarmaya gelen ambulansın yaralıya çarpması sonucu ölüm. (E5 Otoyolu, Kumburgaz mevkii)
•Traş olurken berberin "rahatlatır" mantığıyla, boynu aniden sağa sola çevirme hareketi sonucu, boynun kırılması sonucu ölüm
(Erzurum Merkez)
•Kafasında mermer kırdırmaya çalışan medyatik karatecilerin travma sonucu ölümü (Esenler Karete Salonu'nda)
•Mideye kaçan sineği öldürmek için ağza sheltox sıkmak suretiyle ölüm (İstanbul/Sultanbeyli)
•Bir arabaya 11 kişi binip viyadüğe uçmak (molla Gürani Viyadügü)
•Katta olmayan asansore
binme teşebbüsü (AliKırca / Kuruçeşme'deki evinde; sadece yaralanma)
•Balkona 50 kişi çıkılması sonucu balkonun çökmesiyle oluşan toplu ölüm. ( Dudullu'da bir Köy, nişan töreninde )
•Ormanda zehirli mantarları ailece yiyerek, anaa ne güzel !! deyip akşama evde ölü bulunan Türk ailesi (Datça'da)
•Yatağındaki tahtakurusu veya bilimum haşeratı öldürmek için yatağı ilaçladıktan biraz sonra uykuya dalarak göçmek ( Bodrum / Yalıkavak )
•Elektrik direğine yaslanıp ayakkabısına kaçan taşı çıkartmak için ayağını silkelerken elektrik çarptığını sanan yardımsever bir laz tarafından kafasına kürek, kalas vb. vurularak ölmek. ( Rize / Ardeşen/Tunca Köyü )
• Denizcilik işletmesinin Gaziantep tankerinde geçen bir olay: Geminin üçüncü mühendisi kontrol için geminin buhar kazanına girer (kimseye haber vermemiştir). Daha sonra işgüzarın biri "niye bu kazan kapağı açık" der ve kapağı kapatır akabinde gemi sefere çıkar. (Kocaeli / Dilovası İskelesi)
• Yolda mutlu mesut yürürken kafaya balkon düşmesi (Gene Dudullu'da)
• Para çekmek amacıyla girilen bankamatik gişesinde elektrik çarpması sonucu ölüm. (Ziraat Bankası,Bozcaada Şubesi)
• Trafik kazasından yaralı olarak kurtarılıp, hastaneye kaldırılırken ambulansın kaza yapması sonucu ölüm. (Ülkemizin bir çok şehrinde sık rastlanan bir vaka)
• Nüfus sayımı nedeniyle bom boş olan otoyolda bir sayım görevlisinin bariyerlere girmesi sonucu ölümü. (TEM otoyolu Gebze mevkii)
• Ayni iş yerinde biri gündüz biri gece vardiyasında olmak üzere çalışmakta olan baba oğuldan biri “mobylette motor” ile işe gitmekte diğeri ise bir başka mobylette' ile eve dönmekte iken, yol üzerindeki sert bir virajda karşılaşmaları ve birbirlerine selam vermek isterlerken çarpışıp beraberce ölmeleri.( Konya, Meram Mahallesi)
• Kafalar güzel bir şekilde TEM otoyolunda seyreden bir araçtaki beş kişinin; Super fm'de çalmaya başlayan oynak bir şarkı sonrası aracı sağa çekmesi ve Otoyolda göbek atmaya başlaması sonucu ölüm. Daha da ilginci bu 5 kişiden 3'ünün ölümü ve üçüne de ayrı ayrı araçların çarpmış olması. (Adapazarı / Hendek)
• Eskiden anlatılan bir lunapark vakası: Parkın 2 kafadar gece bekçisi, uçan sandelye midir nedir işte onu çalıştırıp bi güzel kurulmuşlar. Bekçilerin ikisi de bütün gece kusarak hakkın rahmetine kavuşmuşlar. (Yıl:1971, yer:Göztepe Lunaparkı "Şimdilerde Göztepe Parkı'nın olduğu mevkii")
• Kurutmak için çatıya çıkardığı fındık çuvalının kayması sonucu çuvalı yakalamaya çalışırken çuvalla beraber çatıdan aşağı düşüp betona çakılarak ölmek ( Samsun Salıpazarı)
• Eşeğin yularını beline bağlayıp sonrada bir sopa vurma sonucu eşekle beraber sürüklenme sonucu ölüm ( Ordu Mesudiye )
Bulaşıcı hastalıklar
Sevgili perpalılar; yaz mevsimi çok dinlendirici, serinletici olmasa da sona erdi. İnsanin yüreğini hoplatan etkinlikler, tatil beldeleri, kırsal ziyaretler, kış ayları boyunca tekdüze ilerleyen hayatımızı ve belki de sağlığımızı nasıl etkiledi?
Arkadaş grubu değişiklikleri, mekan farklılıkları, hava değişiklikleri, beslenme alışkanlığı değişiklikleri, bioritm değişikleri yaşadık. Bu yazıda bu değişikliklerin vücudumuzda oluşturabileceği olumsuz sonuçlar ve belirtileri inceleyeceğiz.
Hepatitler:Bulaşıcı sarılık olarak da bilinir. Hepatitlerin (başlıca tipleri a, b, c) başlangıcı halsizlik, baş dönmesi, hafif ateş gibi spesifik olmayan basit belirtilerle olur. Erken teşhis edilip tedavi edilmezse nadiren de olsa siroz, karaciğer yetmezliği, karaciğer kanseri ve hatta ölümle sonuçlanabilir. Genelde tedavi edilmeyenler taşıyıcı pozisyonunda ömür boyu bulaşıtırıcı kalırlar.
A tipi hepatitler genelde ağız yolu ile bulaşır. Diğerlerine göre daha gürültülü seyri vardır. Ama en az riskli olanı da budur.
B tipi hepatitler oldukça yaygındır. Kan, cinsel ilişki ve hamile anneden bebeğine geçiş yolarıyla bulaşır. Genelde tehlikesiz taşıyıcılık boyutunda kalır. Nadiren siroz yada karaciğer kanserine yol açar. Uygulanan tedavi yöntemleri çok net olmamakla birlikte vardır.
C tipi hepatitler diğer türlere göre daha seyrek görülür. Ama tehlikeli boyutlara ulaşma riski çok daha fazladır. Uygulanan tedavi yöntemleri vardır, fakat sonuç yüzde yüz değldir. Dolayısı ile diğerlerinde olduğu gibi erken teşhis çok önemlidir.
Aids:Çağımızın vebası olarak bilinen bu hastalığın kendisi aktif olarak öldürücü olmayıp, vücudun savunmasını çökertmektedir. Başlangıç belirtileri basit, zor iyileşen uzamış bir gribal enfeksiyonu andırır. Kırgınlık, ateş, burun akıntısı v.s. Aids’li bir insan steril bir ortamda yaşama şansı olsa hiç bir sorun olmadan normal hayatını sürdürebilir. Tedavi için tüm dünyada araştırmalar hızla sürmektedir. Erken teşhis burada da çok önemli olmaktadır.
Syphilis (frengi): Cinsel yolla bulaşan hastalıklar grubundandır. Cinsel organ çevresinde kendine özgü yaralar oluşturur. Uzunca bir seyri vardır (aylar). Teşhis edildiğinde tedavisi kolaydır.
Dr. A. Rezak Yörük Tel:0212 221 80 02
Virüsler
Tatil ve yaz rehavetinden yavaş yavaş hayatın gerçeklerine dönülen, okulların açılma, tekstilden bilişime kadar pek çok sektörde yeni sezon hazırlık telaşının yaşandığı Eylül ayında hepinize merhaba!
Bu ayki yazımızda, virüs denilen muammanın derinliklerine dalacak, kendinizi adeta “Elm sokağında kabus” filmini izliyor gibi hissedeceksiniz.
Herşey, bilgisayarların hayatımıza sinsice sokulduğu günlerde başladı. O kadar hızlı gelişen bir teknoloji ile tanıştı ki insanoğlu, adeta önüne gelen herşeyi yutan bir girdap ya da canavarı andırıyordu. Biliyorsunuz, canavar da bir canlı olabilir pekala. Canlının vücudunda da doğal olarak asalaklar vardır elbet. Çiftçiyi yıldıran süne zararlısı, şu yaz aylarında hiç çekilmeyen sivrisinekler gibi, bilgisayarlarınızda da virüsler kontrolünüz dışında bilgisayarınızın çeşitli organlarına yerleşebilirler.
En basit şekilde virüsler boyut olarak çok küçük program parçacıkları olarak nitelendirilebilirler ve çoğu zaman kendi başlarına bulunmazlar. Saklanma amaçlı olarak kendilerini genelde yayılabilecekleri , çalıştırılabilir dosyaların arkasına eklerler.
Son zamanların moda virüslerine baktığımızda e-posta solucanlarının (worm) başı çektiğini görüyoruz. Bu virüsler e-posta yoluyla yayılıyorlar. Merak uyandıracak mesajlar ve ekler taşıyorlar. Böyle bir e-posta alıp ekteki dosyayı açarsanız, işletim sisteminizin doğrudan çalıştırdığı dosyalara virüs bulaştırabilirsiniz.
Virüs ilk iş olarak adres defterinizde kayıtlı adreslerin bir kısmına veya tamamına aynı mesajı gönderir. Bu şekilde bir gün içerisinde dünyaya yayılabilir.
Diğer taraftan bilgisayarınızda donanımsal olarak kalıcı tahribatlara neden olabilecek virüslerin sayısı da her geçen gün artmakta. Sözgelimi; bilgisayarınız içerisinde, BIOS denilen bir programı içerisinde barındıran elektronik devrelere de pekala bulaşabilmekte günümüz modern virüsleri.
Virüslerden korunma yolları :
• Nasılki; kapımızı herkese açmıyorsak, e-posta kutumuza gelen her mesajı, arkadaşınızdan olsa bile açmayın. Özellikle uzantısı VBS, EXE, COM, DOC, XLS olan dosyaları açmamanızı öneriyoruz. Sisteminizde virüs var ise, adres listenizdeki bütün arkadaşlarınıza sizdeki virüslü dosyaları göndereceğini unutmayınız.
• Bilgisayarınızda virüs olduğundan şüphelendiğinizde ve bilgisayarınız bir ağa bağlı olarak çalışıyorsa hemen ağ bağlantısını sağlayan kabloyu çıkarın. Böylece virüsün yayılmasını kısmen önlemiş olursunuz.
• Bilgisayarınıza güncellenmiş virüs temizleme programı yükleyin.
• Düzenli olarak,yüklediğiniz virüs temizleme programını güncelleyin.
• E-posta ile gelen ekli dosyayı açmadan sabit diskinizde bir yere kaydedin. Daha sonra virüs temizleme programı ile, ilgili dosyayı virüs taramasından geçirin. Eğer virüs bulunmaz ise dosyayı açın.
Meraller Gıda' da yangın
Geçtiğimiz ay içinde B Blok 8. Katta bulunan Meraller Gıda’da gece yangın çıktı. Sahiplerinin sabah geldiklerinde farkettikleri yangının elektrik kontağından çıktığı sanılıyor. Gece çıkan yangın büyük bir olasılıkla oksijenin bitmesinden dolayı kendiliğinden sönmüş. Sabah işe gelen firma sahipleri yangını farkettiklerinde ilk iş olarak güvenliğe haber verdiklerini söylediler. Yangından güvenliğin daha önceden haberi olmamış.
Memorial 'dan indirimler
Persiad Yönetim Kurulu Ağustos ayı içinde Memorial Hastanesi Yetkilileri ile görüştü. Perpalılara yeni olanaklar yaratılması için yapılan bu görüşmelerin detaylı sonuçlarını ekim sayımızda yayınlayacağız.
Şişli’de zabıta pazartesi ve cuma ceza kesmeyecek
ŞİŞLİ Zabıtası ilçedeki esnafa ve işyerlerine pazartesi ve cuma günleri ceza kesmeyecek. Denetim turla-rında zaten ekonomik krizden bunalmış esnafa hayırlı işler dileyip moral verilecek. Başkan bütün belediyeleri esnafı şevkatle kucak-lamaya çağırdı. Kasım 2001’de başlattığı indirimli alışveriş kampanyasını ülke geneline yayılmasıyla yerel yönetimlerin esnaf ve ekonomi için neler yapacağını kanıtlayan Şişli Belediye Başkanı ilginç bir uygulamaya imza atıyor. Zabıtaları bundan böyle, krizden bunalmış esnafa, pazartesi ve cuma günleri ceza kesmeyecek. Başkan bu uygulamanın bir pazartesi günü ceza kesilen bbir esnafın doğrudan kendisini arayıp şikayetçi olması üzerine başlatıldığını belirterek, “Esnafımız ve işyeri shipleri çok haklı. Pazartesi günü insanlar pazartesi sendromu içinde dükkanlarını açıyor. Zaten aylardır kriz yüzünden büyük bir moral eksikliği de var. Böyle bir ortamda da zabıta gidip ceza yazıyor. Halbuki pazartesi günleri beklenti günüdür ve çok streslidir. O yüzden çok ciddi bir hata ve ihmal tesbit edilmedikçe pazartesi günleri ceza yazmayacağız”dedi.
Şişli zabıtasının pazartesi günleri denetim için girdiği dükkanlara esnafa hayırlı işler dileyip, motive edeceklerini Salı Çarşamba ve Perşembe günleri denetim yapılacağını bildirdi. Başkan cuma günlerinin de hafta sonu ödeme tahsilat günü olduğunu belirterek “Esnaf ve işyerlemiz cuma günleri de çok hareketli ve stresli çalışıyor. O yüzden cuma günleri de strese stres katmak katmak yerine onlara moral vermek istiyoruz.”diye konuştu.
Kamunun borç stoku GSMH’nin % 85’i
Kamu kesiminin borç stoku, 85 milyar dolarla Gayri Safi Milli Hasıla’nın yüzde 85’ine ulaşıyor.
Kamu kesiminin toplam borç stoku Gayri Safi Milli Hasıla’nın yüzde 85’ine ulaşıyor. Haziran sonu itibarıyla kamu kesiminin iç borç stoku 85 milyar dolar oldu
Yılın birinci çeyreğinde ise, Türkiye’nin toplam dış borçları 118 milyar dolara çıktı. Ancak bu borç stokunun 44 milyar doları özel kesime, 18 milyar doları da yasal olarak anonim şirket statüsündeki Merkez Bankası’na ait. Bu durumda, kamu kesiminin toplam dış borcu 56 milyar dolar, iç ve dış borç toplamı ise 141 milyar dolar oldu.
2002 yılında yüzde 3 civarındaki büyüme hedefine göre, yılsonunda GSMH’nin 165 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu durumda, kamunun toplam borç yükünün milli gelire oranı da yüzde 85’e ulaşıyor.