Perpa Gündem Gazetesi
Eylül 2002
Perpa Gündem Gazetesi Perpa Sanayici ve İş Adamları Derneği yayın organıdır. • Yıl 3 • Sayı 34 • Eylül 2002 www.perpagazetesi.net

Persiad'dan burs

persiad bursAylardır çalışmaları yürütülen Üniversite öğrencilerine burs verilmesi konusu nihayet sonuçlandı. Öncelikle Perpa ve Elektrokent çalışanlarının çocukları olmak üzere Persiad’ın incelemeleri doğrultusunda ihtiyacı olan başarılı öğrencilere, Devlet Üniversitelerinde okuduğu Fakültenin harçları miktarında burs verilmesi kararlaştırıldı. Burs alabilmek için başvurular 1 Eylül - 20 Eylül 2002 tarihleri arasında yapılacaktır.
Ülkemizde Eğitim ve Öğretim kurumları hızla özelleştiriliyor. Devletin çekildiği bu alanı zorunlu olarak gönüllü vatandaşlar ve sivil toplum örgütleri doldurmaktadır.
Yaklaşık altı aydır, düşündüğümüz ve tartıştığımız bu konuda belirli bir karar aşamasına gelinmiş ve Perpalıların atık kağıtlarından elde edilen gelirle Devlet okullarında okuyan ekonomik durumu uygun olmayan öncelikli olarak Perpa ve Elektrokent çalışanlarının çocuklarına burs verilecektir.
Verilecek burs, ağırlıklı olarak iş hayatına yönelik fakültelede eğitim gören gençlerimize olmak üzere Devlet Üniversitelerinin aldığı harçlar kadar olacaktır. Burs için başvuracak öğrencilerimizin başvuruları Derneğimiz bünyesinde oluşturulan Burs Değerlendirme Komisyonu tarafından değerlendirilerek burs almaya hak kazanan öğrenci ile fakültelerine bilgi verilecektir.
Burs verme şekli şimdilik 2 tür olarak organize edilmektedir.
1. Derneğimizce yapılan bağışlar ve elde edilen gelirler yolu ile
2. Gönüllü iş kadınları- iş adamları, yönetici ve hayırseverler tarafından toplanan katkılardan oluşacak fon yolu ile
Bilindiği gibi, Perpa’nın B Blok kısmına ait atık kağıt geliri Derneğimiz tarafından değerlendirilmektedir. Derneğimize verilen bu gelire bugüne kadar hiç dokunulmadığı gibi, başka alanlardan elde edilen gelirler de burs konusu nedeniyle biriktirilmiştir.
Perpa Kooperatifi Yöneticilerinin büyük desteği sayesinde oluşmuş olan bu birikim Ekim 2002 den itibaren fazlasıyla burs olarak gençlerimize aktarılacaktır.
Kurulan Burs Değerlendirme Komisyonu bu alandaki gelirleri kontrol edebilecek ve Perpalılara açıklamakta özgür olacaktır. İsteyen her Perpalı bu konuda Komisyondan bilgi alabilecektir.
Konunun hem genişlemesinde,hem de Perpalıların düşünce ve ekonomik yönde katkılarını beklemekteyiz.
Burs almak isteyen üniversite öğrencilerinin 1 Eylül - 20 Eylül 2002 tarihleri arasında Başvurularını Persiad’a yapmaları gerekiyor.
Kendilerine verilecek formları doldurduktan sonra konu komisyonda değerlendirilip kendileri bilgilendirilecektir.

İnsanın hayvanlardan farkı

insanUluslararası bir araştırma ekibi yaptığı bir çalışma ile İnsanı şem-panzelerden ayıran tek geni buldu. Şempanzeler dahil bütün hayvanlarda bulunan gen, insanlarda bulunmuyor. Gen, tüm hücreleri sarmayan bir çeşit şeker üretiyor.
İnsanları hayvanlardan ayıran tek bir gen! Söz konusu gen yaklaşık üç milyon yıl önce insan bedeninden kaybolmuş. Uluslararası bir araştırma ekibi tarafından yapılan ve Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinin internet sayfasında yayımlanan araştırmaya göre kayıp gen, Neu5Gs olarak adlandırılan bir çeşit şeker denetliyor.
Araştırma ekibinin başkanı San Diego Üniversitesi’nde Ajit Varki bunun insan-larla şempazeler arasında bilinen ilk ciddi ‘genetik fark olduğunu söyledi. Varki, genin vücutta-ki tüm hücrelerin yüzeylerini değiştir-mede rol aldığını belirterek “Hücrelerin yüzeyi şeker kaplıdır. Ama bu şeker yalnızca insanlarda yoktur.” dedi.

BEYNİN BÜYÜDÜĞÜ DÖNEM

Raporda “Gen, şempanzeler ve pigme şempazeler ile insan birbirinden ayrıldıktan hemen sonra yok olmuş. Neandarthal insanda da söz konusu şeker yoktu.” denildi.
Araştırmaya katılan antropoloji-den genetiğe pek çok alandaki bilim adamının ortak sonucuna göre bu gen, insan vücudundan 2.5 - 3 milyon yıl önce kayboldu. Varki, “Bu değişim atalarımız ayağa kalktıktan hemen sonra, ancak beyinleri hala şempazelerin gibi küçük olduğu dönemde meydana geldi. Bu zamanlama, genin insanın beyninin büyüyüp gelişmesiyle ilgili olduğunu düşündürüyor” dedi.
İşlevi tam olarak anlaşılmayan genin bakteri ve virüslerin hücreye sızması, kanser tümörlerinin yayılması gibi konularda da etkili olabileceği tahmin ediliyor.
İnsanlar ve şempanzelerin DNA’larının % 98’i ortak. Bu yüzden insanla şempaze arasındaki farklılıklara birkaç kilit genin neden olduğu sanılıyor.
Araştırma ekibinde yer alan Max Planck Antropoloji Enstitüsünden Svante Paabo, ‘FOXP 2’ adı verilen bir genin insanlardaki versiyonunun maymunlardan ‘biraz’ farklı olduğunu bulmuştu. Söz konusu gen konuşmada kullanılan yüz ve ağız hareketlerinin oluşmasına imkan tanıyor.

Amblemlerin de bir mesajı var...

partiler     Siyasi partiler halka programlarıyla olduğu kadar, amblemleriyle de mesaj vermeyi amaçlıyor. Kimi gücü, kimi otoriteyi, kimi barışı, kimi özgürlüğü, kimi güveni anlatmaya çalışıyor. Uzmanlar ise amblemlerin her zaman hedefine ulaşamadığını vurguluyor.
 
    Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Muammer Bozkurt, Türkiye’deki siyasi parti amblemlerinden en başarılısının ÖDP ve CHP olduğunu söylerken, diğerlerinin ise vermek istediği mesajı iyi yansıtamadığı görüşünde. Bozkurt, amblemlerdeki mesajları şöyle değerlendirdi:
ANAP: Ülkeyi çalışkanlıkla ve üretim anlamında ele almış bir amblem. Sadece ekonomik başarıya odaklanmış, tek boyutlu bir amblem. Sosyolojik boyutu yok.
 ÖDP: Barışı ve geleceği simgeleyen bir amblem. Düşünceleriyle doğrudan örtüşüyor. Hem ilerici, hem de romantik olduğunun mesajını veriyor.
YTP: Anadolu kültürünü yansıttığını söylemesine karşın gül biçiminin kültürel bir yapıyla ilgisi yok. Romantik ve içine kapanık bir amblem. Barışı, Anadolu?yu kucaklamak istediğine dair bir mesaj vermek istiyor.
AKP: Aydınlanma mesajı vermek istemesine karşın ideolojik görüşüyle çatışıyor. Bu da partinin kendi ideolojisini farklı yansıtma kaygısından kaynaklanıyor. Muhafazakâr ve aydınlanmayla ilgisi olmayan bir parti.
SP: Kendi ideolojisine uygun bir amblem. Hilal ve yıldızlar hem İslami hem de Türkiye tarihi açısından partiye yakın bir anlam taşıyor. İslami ve muhafazakâr yanını ortaya koyuyor. Çağdaşlık düşünülmeden hazırlanmış.
MHP: Tamamıyla güç simgesi var. Günümüz yaşam şekliyle bağdaşmıyor.
CHP: Altı okta bir devlette olması gereken tüm unsurlar anlatılıyor. Belli bir görüşün temel unsurlarını anlattığı için en başarılı.
DTP: Koruyucu olma düşüncesiyle tasarlanmış bir amblem. Ancak şemsiyenin tek bir bireyi koruduğu düşünülmemiş. Bencil bir imge olarak göze çarpıyor. Daha toplumsal olması gerekirdi.
DYP: Beyaz at, güzelliği, hızı, güç ve sadakati simgelerken, atın şahlanışı ise partiye saldırgan bir imaj veriyor. Vermek istediği mesaj amblemle çelişiyor.
DSP: Güvercin barışı, mavi ise özgürlüğü simgelemekte. DSP?nin programıyla tam anlamda örtüşmesine karşın zamanla liderini anımsatan bir imgeye dönüşmüş.
LDP: Yunus sevecenliği simgeler. Liberalist düşünceyle örtüşmemekte ve zorlama bir imge haline dönüşmekte.
BBP: MHP’de olduğu gibi hilal bir güç dönemini simgelemesine karşın, kendine has bir imgesi yok. Diğer muhafazakâr partilerle aynı imgeyi vermekte ve zayıf.

Deprem 30 saniye önceden bilinecek...

depremBilim adamları, Tayvan’da sismik gözlem istasyon ağından elde edilen verileri işleyen bir sistemle, depremin 30 saniye önceden bilinebileceğini, böylece yıkımı en aza indirecek hazırlakların mümkün olabilece
gini söylüyorlar. Amerika Sismoloji Derneği bülteninde yayımlanan araştırmayı
yöneten California Deprem Merkezinden Leon Teng, 30 saniyeyi acil durum olarak
değerlendirdi ve 30 saniye içinde insanların depreme hazır olabileceğini açıkladı.
Depremin saniyeler öncesinden de olsa bilinmesi, gaz vanalarının kapatılması toplu taşımacılık sisteminin durdurulması gibi temel noktalarda hareket imkanı sağlayacak. Böylece,depremin zararı en aza indirgenebilecek.
Teng’in araştırması,Tayvan’daki sismik istasyon ağından elde edilen verilerin çözümlenmesine dayanıyor. Bilim adamları,
“subnetwork” adı verilen gözlem istasyonlarına yerleştirilen bir sistemle belirli depremleri ilk aşamalarında tanımlayabiliyor.
Böylece deprem merkez üssünü ve şiddetini tahmin eden hesaplar yapıyor ve sarsıntı öncesinde alarm verecek zamanı sağlıyor.
Teng, deprem erken uyarı sisteminde Tayvan örneğinin benzer sismik aktiviteye sahip bölgelerde de uygulanabileceğini belirterek Tayvan için 60 milyon dolarharcandığını, bu sistemin nereden vuracağı belli olmayan yerlerde 200 milyon dolara mal olabileceğini dikkat çekti.

Avrupa Birliği Dosyası
TESEV’in AB araştırmasının sonuçları

AB Üyeliği Konusunda Genel Eğilimler
1.Türk kamuoyunun büyük çoğunluğunun AB üyeliğine desteği sürmektedir. AB konusunda büyük olumsuzlukların ve derin belirsizliklerin yaşandığı bu konjonktürde bile bu desteğin bu seviyede sürmesi anlamlıdır.
ab2. Kamuoyunun büyük bölümü, AB’ye üye olunduğunda hayatyarının daha iyiye doğru değişeceğine inanmaktadır.
3. AB üyeliğinin iyiye doğru değişime yol açacağı düşünülen sonuçları ise, ekonomik kalkınma, demokratik gelişme, yolsuzlukların azalması ve Avrupa’da serbest dolaşım olarak düşünülmektedir.
4. Ancak, AVrupa’da serbest dolaşımı isteyen Türk vatandaşları, kapılar açılır açılmaz AB ülkelerine göç etmek niyetinde değildir. Büyük çoğunluk TÜrkiye’de refah seviyesi artarsa, hayatını ülkesinde sürdürmek istemektedir.
5. Türk kamuoyu, Avrupa’ya ve Avrupalılığa karşı dinsel ve kültürel temellerde reddedici ve dışlayıcı bir tutum sergilememektedir.
6. Ancak, kamuoyu, AB’nin Türkiye’ye yeterince samimi davranmadığı ve Türkiye’ye karşı negatif bir ayrımcılık yaptığı izlenimine sahiptir.
7. Kamuoyu, milli savunma ve milli/dini değerler konularında hassas olmak kaydıyla, AB ile her alanda bütünleşmeye ve ortak politika yapımına evet demektedir,
ab8. AB üyeleğinin bağımsızlığımıza halel getireceğini, ülkede bölücü ve köktendinci akımları güçlendireceğini düşünenlerin oranı çok düşüktür.
Kopenhaq Kriterleri Konusunda Kamuoyu Eğilimleri
1.Kamuoyu, AB’ye üyelik sürecinde uyulması gereken kriterler ve yapılması gereken reformlarla yakından ilgilidir, ama bunlar konusunda bilgili değildir.
2. Kamuoyunun çok büyük çoğunluğu, temel hak ve hürriyetleri genel anlamda vazgeçilmez görmektedir.
3. Ancak, herhangi bir hak ve hürriyet,dış dünyanın bir dayatması veya özel bir grubun hakkı olarak algılandığında, buna ilişkin kamuoyu desteği düşmektedir.
4. Kamuoyu, idam yerine ağırlaştırılmış ve afsız müebbet hapis cezası konması şartıyla,idam cezasının her suç ve herkes için kaldırılmasını onaylamaktadır.

AB Uyum Yasaları

abMADDE 1. - A) Savaş ve çok yakın savaş tehdidi hariç olmak üzere, idam cezaları müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülmüştür.
MADDE 2. - A) Türk Ceza Kanununun 159 uncu maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir. "Birinci fikrada sayılan organları veya kurumları tahkir ve tezyif kastı bulunmaksızın, sadece eleştirmek maksadıyla yapılan yazılı, sözlü veya görüntülü düşünce açıklamaları cezayı gerektirmez."
MADDE 3. - A) Dernekler Kanununun yürürlükten kaldırılmış olan 11 inci maddesi, aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
Madde 11.- Uluslararası alanda işbirliği yapılmasında yarar görülen hâllerde; uluslararası faaliyette bulunma amacını güden derneklerin kurulması, bu derneklerin yurt dışında şube açması, yurt dışındaki benzer amaçlı dernek veya kuruluşlara üye olması veya bunlarla işbirliği yapması veya yurt dışında faaliyette bulunması, Dişişleri Bakanlığının görüşü alınmak suretiyle, Içişleri Bakanlığının önerisi üzerine Bakanlar Kurulunun iznine bağlıdır.
MADDE 4. - A) Vakıflar Kanununun 1inci maddesine aşağıdaki fıkralar eklenmiştir.
"Cemaat vakıfları, Bakanlar Kurulunun izniyle taşınmaz mal edinebilirler.
"Ek Madde 3. - Türkiye'de kurulan vakıflar, Bakanlar Kurulunun izniyle yurt dışında kurulmuş vakıf veya kuruluşlara üye olabilirler.
MADDE 5. -A) "Yabancıların bu Kanun hükümlerine göre toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlemeleri, Içişleri Bakanlığının iznine bağlıdır.
MADDE 6. - A) MADDE 445/A. - Kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş olan bir kararın, Avrupa Insan Hakları Mahkemesince, Insan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiği saptandığında, ihlâlin niteliği ve ağırlığı bakımından Sözleşmenin 41 inci maddesine göre hükmedilmiş olan tazminatla giderilemeyecek sonuçlar doğurduğu anlaşılırsa; Adalet Bakanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Avrupa Insan Hakları Mahkemesine başvuruda bulunan veya yasal temsilcisi, Avrupa Insan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde Yargıtay Birinci Başkanlığından muhakemenin iadesi isteminde bulunabilirler.
    MADDE 7. - A) Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 327 nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 327/a maddesi eklenmiştir.
      "Madde 327/a. - Kesinleşmiş bir ceza hükmünün Avrupa Insan Hakları Mahkemesince, Insan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiği saptandığında ihlâlin niteliği ve ağırlığı bakımından Sözleşmenin 41 inci maddesine göre hükmedilmiş olan tazminatla giderilemeyecek sonuçlar doğurduğu anlaşılırsa; Adalet Bakanı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Avrupa Insan Hakları Mahkemesine başvuruda bulunan veya yasal temsilcisi, Avrupa Insan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde Yargıtay Birinci Başkanlığından muhakemenin iadesi isteminde bulunabilirler.
     MADDE 8.- A) "Türk vatandaşlarının günlük yaşamlarında geleneksel olarak kullandıkları farklı dil ve lehçelerde de yayın yapılabilir. Bu yayınlar, Cumhuriyetin Anayasada belirtilen temel niteliklerine, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne aykırı olamaz. Bu yayınların yapılmasına ve denetimine ilişkin usul ve esaslar, Üst Kurulca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir."
           MADDE 10. - B)
      "Madde 9. - Polis,mahallin en büyük mülkî amirinin vereceği yazılı emirle; Suçun önlenmesi amacıyla kişilerin üstlerini, araçlarını, özel kâğıtlarını ve eşyasını arar; suç unsurlarına el koyar ve evrakı ile birlikte Cumhuriyet Savcılığına tevdî eder.
      Polis tarafından yapılacak aramalar için de usulüne göre verilmiş hâkim kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, diğer kanunlarda yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmalıdır.
         "Madde 12. - Eğlence, oyun, içki ve benzeri amaçlı umuma açık ve açılması izne bağlı yerlerde onsekiz yasından küçükler çalıştırılamaz.
      Polis bar, pavyon, gazino, gibi yerlere yanlarında veli ve vasileri olsa bile onsekiz yaşını doldurmamış küçüklerin girmesini meneder.
          Yakalanan kişilere, yakalama sebebi herhalde yazılı ve bunun mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal; toplu suçlarda ise en geç bu kişiler hâkim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir.
      Kişinin yakalandığı, istediği kanunî yakınlarına derhal bildirilir.
      "Ek Madde 1. - Umumî veya umuma açık yerlerde gerçek kişi veya topluluklar, mahallin en büyük mülkî amirine, en az kırk sekiz saat önceden yazılı bildirimde bulunmak suretiyle, gösteri düzenleyebilir.
          MADDE 11. - C) "Türk vatandaşlarinin günlük yaşamlarında geleneksel olarak kullandıkları farklı dil ve lehçelerin öğrenilmesi için Özel Öğretim Kurumları o Kanunun hükümlerine tâbi olmak üzere özel kurslar açılabilir.

 


Reklam Servisi: (0.212) 210 63 49
Persiad Gündem basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir. Yazıların ve reklamların
sorumluluğu sahiplerine aittir. Persiad Gündem'deki yazılar izin alınmadan yayınlanamaz.

 

Editör / Aydın Doruk

Merhaba

Seller, yağmur seçimler Avrupa birliği derken bir ağustosu’da geçirdik.

Perpa’nın sesi olmaya çalışan gündem gazetesi sizlerin katkılarıyla yürümeye çalışıyor. Fakat yetrince katkı aldığımız pek söylenemez. özellikle firmanızın tanıtımı konusunda Gündem çok şeyler yapabilir. bu konuda firmanızı haber yapmak isterseniz lütfen bizi arayın. Bu konuda yapılan haberler bir ücrete tabi değildir.

Persiad daha önce de haber verdiğimiz burs konusundaki çalışmalarını sonuçlandırdı. Etrafınızda bursa ihtiyaç duyan üniversite öğrencileri varsa başvurmalarını sağlayın.

Bu sayıda Avrupa atletizm yarışmalarında ilk defa ülkemizi birinci yapan Süreyya Ayhan’ı haber yaptık. Süreyya Anadolu bozkırlarında yaşarken ölmeye mahkum olmuş Anadolu kadınının başkaldırısının öyküsü.

Yine Avrupa Birliği Konusunda bir anket çalışmasının sonuçlarına yer verdik bu sayıda.

Bilişim köşemizde herkesin çok mağdur olduğu virüsleri işliyoruz bu ay.

Sağlık köşemizde bu ay Dr. A. Rezak Yörük Bulaşıcı hastalıklar hakkında önemli bilgiler veriyor.

Yine bize mahsus ölümler köşesinde gülermisin ağlarmısın misali, gazetelerden derlenmiş ilginç ölüm vakalarını işledik bu ay.

Sağlıcakla Kalın.

Süreyya Efsanesi

Süreyya AyhanAtletizmde yıllardır özlemini duyduğumuz Avrupa şampiyonluğuna sonunda Süreyya Ayhan ile ulaştık. Ayhan, Almanya’nın Münih kentindeki şampiyonada 1500 mettreyi 3:58.79’luk muhteşem bir dereceyle kazanırken, bu başarıya ulaşan ilk Türk bayan atleti olarak tarihe geçti. Milli sporcumuz aynı zamanda bu derecesiyle hem 4.03.02 ile kendisine ait Türkiye rekorunu 4.23 saniye geliştirdi, hemde dünyada bu yılın en iyi derecesini koştu.
Taktik savaşı
Seçmelerde 32 atlet içinde en iyi derecede koşarak finale kalan Ayhan,final yarışında da kendisine has taktiğiyle mücadele etti. Start ile birlikte öne fırlayan Süreyya Ayhan, 800 metreyi 2:06.55,1200’ü de 3:12.84 ile öne geçti. son 150 metrede dünya şampiyonu ve rekortmeni Rumen Gabriela Szabo ile kıyasıya bir mücadeleye giren milli atletimiz rakibinin ataklarına başarıyla karşılık verip, baştan sona öne götürdüğü yarışı kıl payı farkla kazanmayı başardı. Szabo’nun 3:58.81 ile ikinci olduğu yarışta
bronz madalya ise 4:01.81 ile kendi en iyi zamanını koşan Rus Tatyana Tomashova’nın oldu.
Sezer’den mesaj
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer 18.Avrupa Atletizm Şampiyonası’nda bayanlar 1500 metrede altın madalya kazanan Süreyya Alhan’ı kutladı. Cumhurbaşkanılığı Basın Merkezinde yapılan yazılı açıklamada Cumhurbaşkanı Sezerin,18. Avrupa ATletizm Şampiyonasında bayanlar 1500 metre finalinde altın madalya kazanan Ayhan’bir telgraf gön
rerek,sporcuyu başarısından dolayı kutladığını bildirdi.
Münih’te Avrupa şampiyonluğunu kazanan Süreyya Ayhan en büyük moral motivasyonunu, hiç şüphe yok ki aşık olduğu antrönörü Yücel Kop ‘tan aldı. Süreyya kendisini keşfedip yıllarca birlikte çalıştığı beden eğitimi öğretmeni olan Yücel Kop’a sonunda aşık olmuştu. Ancak bu bir “yasak aşk”tı. Çünkü Kop evli ve çocukluydu. Uzun süre gizli kalan bu aşk, sonunda Kop’un eşiyle arasının bozulması ve medyaya sızan fotoğraflarla gün yüzne çıktı. Tepkilerinde bundan sonra ardı arkası kesilmedi. Kop, eşinden ayrılacak ve Ayhan ile evlenecekti ama antrenörün eşi öfkeliydi. Bu arada Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü de devreye girdi, “Ya evlen ya da antrönörünü değiştir” şartını koydu. Hatta çift için bir gözetmen bile görevlendirildi. Spor bakanı Fikret Ünlü de “Bu devlet dairesinde olsa ikiside kovulmuştu”
dedi. İşin içine milletvekillerinden feminist yazarlara kadar herkez girdi. Meclise soru önergesi bile verildi. bu baskılara ve yaşadığı
bunalımlı döneme ragmen Ayhan,”yasak aşkı ve hocası Kop’tan vazgeçmedi. Yücel Kop boşanma davası açınca ortalık biraz yatıştı ve ikili Ayhan’ın tedavisi için birlikte Almanya’ya gitti. Dönüşte de Avrupa Şampiyonası’na hazırlık için Konya Antalya ve Erzurum’da gözlerden uzak çalışmalarını sürdürdü.
Süreyya Ayhan’ın ağzından müthiş final sonrası şu sözler döküldü:”Bana tüm dünya’yı teklif etseniz, bu altın madalya’ya dünyaları değişmem”. Ayhan bu madalya’yı çoktan hak ettiğini söyledi. Milli atletimiz “şimdi sırada Dünya şampiyonası ve olim
piyat var. Çok daha iyi dereceler koşabilirim dedi. Ayhan 1978’de Çankırı da doğdu. Atletizme 1992’de başladı. 2000Sidney Olimpiyatlarında 1500 metrede yarı finale kalarak dikkatleri üzerine çekti ve sakatlığına rağmen olimpiyat 14.sü oldu. Geçen yıl Edmunton’da Dünya Atletizm Şampiyonasında 8.inci Çin’deki DÜnya Üniveste Yaz Spor Oyunları’nda birinci,eylül ayında da Tunus’taki Akdeniz oyunlarında ikinci oldu.

Bize mahsus ölümler

bize mahsus ölümler•Bir işçinin 600 tonluk press makinasının arasından emekleyerek geçip ucundaki 2450 santigratlık fırında sigarasını yakmaya çalışması sonucu ölümü (Karabük Demir Çelik Fabrikaları)
•Kurtarmaya gelen ambulansın yaralıya çarpması sonucu ölüm. (E5 Otoyolu, Kumburgaz mevkii)
•Traş olurken berberin "rahatlatır" mantığıyla, boynu aniden sağa sola çevirme hareketi sonucu, boynun kırılması sonucu ölüm
(Erzurum Merkez)
•Kafasında mermer kırdırmaya çalışan medyatik karatecilerin travma sonucu ölümü (Esenler Karete Salonu'nda)
•Mideye kaçan sineği öldürmek için ağza sheltox sıkmak suretiyle ölüm (İstanbul/Sultanbeyli)
•Bir arabaya 11 kişi binip viyadüğe uçmak (molla Gürani Viyadügü)
•Katta olmayan asansore
binme teşebbüsü (AliKırca / Kuruçeşme'deki evinde; sadece yaralanma)
•Balkona 50 kişi çıkılması sonucu balkonun çökmesiyle oluşan toplu ölüm. ( Dudullu'da bir Köy, nişan töreninde )
•Ormanda zehirli mantarları ailece yiyerek, anaa ne güzel !! deyip akşama evde ölü bulunan Türk ailesi (Datça'da)
•Yatağındaki tahtakurusu veya bilimum haşeratı öldürmek için yatağı ilaçladıktan biraz sonra uykuya dalarak göçmek ( Bodrum / Yalıkavak )
•Elektrik direğine yaslanıp ayakkabısına kaçan taşı çıkartmak için ayağını silkelerken elektrik çarptığını sanan yardımsever bir laz tarafından kafasına kürek, kalas vb. vurularak ölmek. ( Rize / Ardeşen/Tunca Köyü )
• Denizcilik işletmesinin Gaziantep tankerinde geçen bir olay: Geminin üçüncü mühendisi kontrol için geminin buhar kazanına girer (kimseye haber vermemiştir). Daha sonra işgüzarın biri "niye bu kazan kapağı açık" der ve kapağı kapatır akabinde gemi sefere çıkar. (Kocaeli / Dilovası İskelesi)
• Yolda mutlu mesut yürürken kafaya balkon düşmesi (Gene Dudullu'da)
• Para çekmek amacıyla girilen bankamatik gişesinde elektrik çarpması sonucu ölüm. (Ziraat Bankası,Bozcaada Şubesi)
• Trafik kazasından yaralı olarak kurtarılıp, hastaneye kaldırılırken ambulansın kaza yapması sonucu ölüm. (Ülkemizin bir çok şehrinde sık rastlanan bir vaka)
• Nüfus sayımı nedeniyle bom boş olan otoyolda bir sayım görevlisinin bariyerlere girmesi sonucu ölümü. (TEM otoyolu Gebze mevkii)
• Ayni iş yerinde biri gündüz biri gece vardiyasında olmak üzere çalışmakta olan baba oğuldan biri “mobylette motor” ile işe gitmekte diğeri ise bir başka mobylette' ile eve dönmekte iken, yol üzerindeki sert bir virajda karşılaşmaları ve birbirlerine selam vermek isterlerken çarpışıp beraberce ölmeleri.( Konya, Meram Mahallesi)
• Kafalar güzel bir şekilde TEM otoyolunda seyreden bir araçtaki beş kişinin; Super fm'de çalmaya başlayan oynak bir şarkı sonrası aracı sağa çekmesi ve Otoyolda göbek atmaya başlaması sonucu ölüm. Daha da ilginci bu 5 kişiden 3'ünün ölümü ve üçüne de ayrı ayrı araçların çarpmış olması. (Adapazarı / Hendek)
• Eskiden anlatılan bir lunapark vakası: Parkın 2 kafadar gece bekçisi, uçan sandelye midir nedir işte onu çalıştırıp bi güzel kurulmuşlar. Bekçilerin ikisi de bütün gece kusarak hakkın rahmetine kavuşmuşlar. (Yıl:1971, yer:Göztepe Lunaparkı "Şimdilerde Göztepe Parkı'nın olduğu mevkii")
• Kurutmak için çatıya çıkardığı fındık çuvalının kayması sonucu çuvalı yakalamaya çalışırken çuvalla beraber çatıdan aşağı düşüp betona çakılarak ölmek ( Samsun Salıpazarı)
• Eşeğin yularını beline bağlayıp sonrada bir sopa vurma sonucu eşekle beraber sürüklenme sonucu ölüm ( Ordu Mesudiye )

Bulaşıcı hastalıklar

Sevgili perpalılar; yaz mevsimi çok dinlendirici, serinletici olmasa da sona erdi. İnsanin yüreğini hoplatan etkinlikler, tatil beldeleri, kırsal ziyaretler, kış ayları boyunca tekdüze ilerleyen hayatımızı ve belki de sağlığımızı nasıl etkiledi?
Arkadaş grubu değişiklikleri, mekan farklılıkları, hava değişiklikleri, beslenme alışkanlığı değişiklikleri, bioritm değişikleri yaşadık. Bu yazıda bu değişikliklerin vücudumuzda oluşturabileceği olumsuz sonuçlar ve belirtileri inceleyeceğiz.
Hepatitler:Bulaşıcı sarılık olarak da bilinir. Hepatitlerin (başlıca tipleri a, b, c) başlangıcı halsizlik, baş dönmesi, hafif ateş gibi spesifik olmayan basit belirtilerle olur. Erken teşhis edilip tedavi edilmezse nadiren de olsa siroz, karaciğer yetmezliği, karaciğer kanseri ve hatta ölümle sonuçlanabilir. Genelde tedavi edilmeyenler taşıyıcı pozisyonunda ömür boyu bulaşıtırıcı kalırlar.
A tipi hepatitler genelde ağız yolu ile bulaşır. Diğerlerine göre daha gürültülü seyri vardır. Ama en az riskli olanı da budur.
B tipi hepatitler oldukça yaygındır. Kan, cinsel ilişki ve hamile anneden bebeğine geçiş yolarıyla bulaşır. Genelde tehlikesiz taşıyıcılık boyutunda kalır. Nadiren siroz yada karaciğer kanserine yol açar. Uygulanan tedavi yöntemleri çok net olmamakla birlikte vardır.
C tipi hepatitler diğer türlere göre daha seyrek görülür. Ama tehlikeli boyutlara ulaşma riski çok daha fazladır. Uygulanan tedavi yöntemleri vardır, fakat sonuç yüzde yüz değldir. Dolayısı ile diğerlerinde olduğu gibi erken teşhis çok önemlidir.
Aids:Çağımızın vebası olarak bilinen bu hastalığın kendisi aktif olarak öldürücü olmayıp, vücudun savunmasını çökertmektedir. Başlangıç belirtileri basit, zor iyileşen uzamış bir gribal enfeksiyonu andırır. Kırgınlık, ateş, burun akıntısı v.s. Aids’li bir insan steril bir ortamda yaşama şansı olsa hiç bir sorun olmadan normal hayatını sürdürebilir. Tedavi için tüm dünyada araştırmalar hızla sürmektedir. Erken teşhis burada da çok önemli olmaktadır.
Syphilis (frengi): Cinsel yolla bulaşan hastalıklar grubundandır. Cinsel organ çevresinde kendine özgü yaralar oluşturur. Uzunca bir seyri vardır (aylar). Teşhis edildiğinde tedavisi kolaydır.
Dr. A. Rezak Yörük Tel:0212 221 80 02

Virüsler
Tatil ve yaz rehavetinden yavaş yavaş hayatın gerçeklerine dönülen, okulların açılma, tekstilden bilişime kadar pek çok sektörde yeni sezon hazırlık telaşının yaşandığı Eylül ayında hepinize merhaba!
Bu ayki yazımızda, virüs denilen muammanın derinliklerine dalacak, kendinizi adeta “Elm sokağında kabus” filmini izliyor gibi hissedeceksiniz.
Herşey, bilgisayarların hayatımıza sinsice sokulduğu günlerde başladı. O kadar hızlı gelişen bir teknoloji ile tanıştı ki insanoğlu, adeta önüne gelen herşeyi yutan bir girdap ya da canavarı andırıyordu. Biliyorsunuz, canavar da bir canlı olabilir pekala. Canlının vücudunda da doğal olarak asalaklar vardır elbet. Çiftçiyi yıldıran süne zararlısı, şu yaz aylarında hiç çekilmeyen sivrisinekler gibi, bilgisayarlarınızda da virüsler kontrolünüz dışında bilgisayarınızın çeşitli organlarına yerleşebilirler.
En basit şekilde virüsler boyut olarak çok küçük program parçacıkları olarak nitelendirilebilirler ve çoğu zaman kendi başlarına bulunmazlar. Saklanma amaçlı olarak kendilerini genelde yayılabilecekleri , çalıştırılabilir dosyaların arkasına eklerler.
Son zamanların moda virüslerine baktığımızda e-posta solucanlarının (worm) başı çektiğini görüyoruz. Bu virüsler e-posta yoluyla yayılıyorlar. Merak uyandıracak mesajlar ve ekler taşıyorlar. Böyle bir e-posta alıp ekteki dosyayı açarsanız, işletim sisteminizin doğrudan çalıştırdığı dosyalara virüs bulaştırabilirsiniz.
Virüs ilk iş olarak adres defterinizde kayıtlı adreslerin bir kısmına veya tamamına aynı mesajı gönderir. Bu şekilde bir gün içerisinde dünyaya yayılabilir.
Diğer taraftan bilgisayarınızda donanımsal olarak kalıcı tahribatlara neden olabilecek virüslerin sayısı da her geçen gün artmakta. Sözgelimi; bilgisayarınız içerisinde, BIOS denilen bir programı içerisinde barındıran elektronik devrelere de pekala bulaşabilmekte günümüz modern virüsleri.
Virüslerden korunma yolları :
• Nasılki; kapımızı herkese açmıyorsak, e-posta kutumuza gelen her mesajı, arkadaşınızdan olsa bile açmayın. Özellikle uzantısı VBS, EXE, COM, DOC, XLS olan dosyaları açmamanızı öneriyoruz. Sisteminizde virüs var ise, adres listenizdeki bütün arkadaşlarınıza sizdeki virüslü dosyaları göndereceğini unutmayınız.
• Bilgisayarınızda virüs olduğundan şüphelendiğinizde ve bilgisayarınız bir ağa bağlı olarak çalışıyorsa hemen ağ bağlantısını sağlayan kabloyu çıkarın. Böylece virüsün yayılmasını kısmen önlemiş olursunuz.
• Bilgisayarınıza güncellenmiş virüs temizleme programı yükleyin.
• Düzenli olarak,yüklediğiniz virüs temizleme programını güncelleyin.
• E-posta ile gelen ekli dosyayı açmadan sabit diskinizde bir yere kaydedin. Daha sonra virüs temizleme programı ile, ilgili dosyayı virüs taramasından geçirin. Eğer virüs bulunmaz ise dosyayı açın.

Meraller Gıda' da yangın

Geçtiğimiz ay içinde B Blok 8. Katta bulunan Meraller Gıda’da gece yangın çıktı. Sahiplerinin sabah geldiklerinde farkettikleri yangının elektrik kontağından çıktığı sanılıyor. Gece çıkan yangın büyük bir olasılıkla oksijenin bitmesinden dolayı kendiliğinden sönmüş. Sabah işe gelen firma sahipleri yangını farkettiklerinde ilk iş olarak güvenliğe haber verdiklerini söylediler. Yangından güvenliğin daha önceden haberi olmamış.

Memorial 'dan indirimler

Persiad Yönetim Kurulu Ağustos ayı içinde Memorial Hastanesi Yetkilileri ile görüştü. Perpalılara yeni olanaklar yaratılması için yapılan bu görüşmelerin detaylı sonuçlarını ekim sayımızda yayınlayacağız.

Şişli’de zabıta pazartesi ve cuma ceza kesmeyecek

ŞİŞLİ Zabıtası ilçedeki esnafa ve işyerlerine pazartesi ve cuma günleri ceza kesmeyecek. Denetim turla-rında zaten ekonomik krizden bunalmış esnafa hayırlı işler dileyip moral verilecek. Başkan bütün belediyeleri esnafı şevkatle kucak-lamaya çağırdı. Kasım 2001’de başlattığı indirimli alışveriş kampanyasını ülke geneline yayılmasıyla yerel yönetimlerin esnaf ve ekonomi için neler yapacağını kanıtlayan Şişli Belediye Başkanı ilginç bir uygulamaya imza atıyor. Zabıtaları bundan böyle, krizden bunalmış esnafa, pazartesi ve cuma günleri ceza kesmeyecek. Başkan bu uygulamanın bir pazartesi günü ceza kesilen bbir esnafın doğrudan kendisini arayıp şikayetçi olması üzerine başlatıldığını belirterek, “Esnafımız ve işyeri shipleri çok haklı. Pazartesi günü insanlar pazartesi sendromu içinde dükkanlarını açıyor. Zaten aylardır kriz yüzünden büyük bir moral eksikliği de var. Böyle bir ortamda da zabıta gidip ceza yazıyor. Halbuki pazartesi günleri beklenti günüdür ve çok streslidir. O yüzden çok ciddi bir hata ve ihmal tesbit edilmedikçe pazartesi günleri ceza yazmayacağız”dedi.

Şişli zabıtasının pazartesi günleri denetim için girdiği dükkanlara esnafa hayırlı işler dileyip, motive edeceklerini Salı Çarşamba ve Perşembe günleri denetim yapılacağını bildirdi. Başkan cuma günlerinin de hafta sonu ödeme tahsilat günü olduğunu belirterek “Esnaf ve işyerlemiz cuma günleri de çok hareketli ve stresli çalışıyor. O yüzden cuma günleri de strese stres katmak katmak yerine onlara moral vermek istiyoruz.”diye konuştu.

Kamunun borç stoku GSMH’nin % 85’i

Kamu kesiminin borç stoku, 85 milyar dolarla Gayri Safi Milli Hasıla’nın yüzde 85’ine ulaşıyor.
Kamu kesiminin toplam borç stoku Gayri Safi Milli Hasıla’nın yüzde 85’ine ulaşıyor. Haziran sonu itibarıyla kamu kesiminin iç borç stoku 85 milyar dolar oldu
Yılın birinci çeyreğinde ise, Türkiye’nin toplam dış borçları 118 milyar dolara çıktı. Ancak bu borç stokunun 44 milyar doları özel kesime, 18 milyar doları da yasal olarak anonim şirket statüsündeki Merkez Bankası’na ait. Bu durumda, kamu kesiminin toplam dış borcu 56 milyar dolar, iç ve dış borç toplamı ise 141 milyar dolar oldu. 
2002 yılında yüzde 3 civarındaki büyüme hedefine göre, yılsonunda GSMH’nin 165 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu durumda, kamunun toplam borç yükünün milli gelire oranı da yüzde 85’e ulaşıyor.

BM GÜMRÜK MÜŞİAVİRLİĞİ İTHALAT İHRACAT ULUSLARARASI NAKLİYAT TİC. LTD. ŞTİ. İthalat, Ühracat, Yatırım Teşvik, Özel izinler. Tüm sorularınız cevaplanır Perpa, B Blok Kat: 4-5-6 No: 384 Şişli - İstanbul Tel:(0212) 320 33 00 (3 Hat) Fax:(0212) 320 33 04

Persiad Gündem Siyasi Bağımsız Gazete
Yıl 3 , Sayı 34 , 1 Eylül 2002
Ayda bir yayınlanır. Ücretsizdir. İmtiyaz Sahibi : Perpa Sanayici ve İş Adamları Derneği adına, Başkan Nazmi Gökçeli
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü: Aydın Doruk
Yayın İletişim Komitesi: Osan Başta, İsmail Vayvaylı, Ünal Orak, Önder Bayram, Yusuf Köse
İdare Merkezi : Perpa, B Blok Kat:13 No:2510 Şişli 34384 İstanbul
Tel : 0.212.210 63 49 Faks:210 63 49
Grafik, Tasarım: Aydın Doruk Baskı : Mart Matbaası Perpa, B Blok Kat:11 No:2025 Şişli - İstanbul

anasayfa
Perpa Ticaret Merkezi B Blok Kat:11 No: 2025 Şişli - Istanbul Tel:0212 210 63 49
özel eğitim ve rehabilitasyon   I  Down sendromu   I  Dikkat eksikliği I  Perpa matbaa  I  Acele kartvizit  I  Davranış bozuklukları   I   Otizm   I   öğrenme güçlüğü   I   Acil kartvizit   I  Kartvizit   I  özürlü hakları   I  Zihinsel engelliler   I  Bedensel engelliler    I  Okula Uyum    I  Mali takvim  I  Günlük temizlik   I  Haftalık temizlik   I  Ofis temizliği   I  İşyeri temizliği   I  Sürekli form   I  Sürekli form fiyatları   I   Anlaşmalı matbaa   I  Kartvizit fiyatları   I  Kartvizit örnekleri   I   Sevk irsaliyesi   I   Fatura   I  Sürekli form fatura   I  Ymm   I   Kdv iadesi   I   Vergi ihtilafları   I  Temizlik   I   Günlük müşteri listesi   I   Gider pusulası   I  Serbest meslek makbuzu   I   Taşıma irsaliyesi   I  Yolcu listesi   I  Cepli dosya   I  Adisyon   I  özel fatura   I  Antetli kağıt   I  Torba zarf   I  Yeminli mali müşavirlik   I  Temizlik şirketi  I  Büro temizliği  I  perpa temizlik şirketi   I   Ev temizliği   I  Temizlik nedir   I   Para ve sermaye piyasaları   I   Sürekli form matbaa   I  Perpa emlakçılar   I  Şenay emlak   I   perpa kiralık dükkanlar   I   Perpa satılık dükkan