Perpa Gündem Gazetesi |
Agustos 2002 |
|---|
| Perpa Gündem Gazetesi Perpa Sanayici ve İş Adamları Derneği yayın organıdır. • Yıl 3 • Sayı 33 • Ağustos 2002 www.perpagazetesi.net |
|---|
AB ne Cennet ne de Cehennem
Perpa Esnafına AB Konusu, Ekonomimize etkileri, Kopenhag Kriterleri ve Kıbrıs sorunu konusunda ne düşündüklerini sorduk. İşte yanıtları. ORHAN KURT AB ne cennettir, ne de cehennem.AB bir yandan Küreselleşen Dünya Sermayenin küreselleşmesinde ABD gibi bir bloktur.Diğer yandan ise emekçiler açısından uzun mücadeleler sonucunda kazanılmış Demokratik ve Ekonomik haklar açısından sosyal ve demokratik bir topluluktur. MUZAFFER DANIŞMAN Bu konu iki taraflı düşünülmeli. İnsanlara giriş cazibeli geliyor. Çünkü; insanlar daha rahat bir hayat sürecek, daha rahat imkanlara sahip olacak ve ekonomide daha rahat koşullar altında çalışıp üretim yapabileceklerine inanıyorlar. Diğer yandan görünüre özgürlüklerin alanı genişleyecek.AB’ye üye ülkelerin hayat pratiği bunun böyle olmadığını, var olan özgürlük ortamını ve örgütsüzlüklerini kaybettiklerini söylemektedirler. Bu nedenle verileri tartışmaya ihtiyaç var. TUĞRUL SIRMA Şartlar konusunda düşünülmesi gerekiyor. Ne gibi şartlar konuşuluyor.Bilmiyoruz.Şartların düşünülüp ona göre yönlendirilmesi gerekiyor. FARUK SEYİTHANOĞLU Girmemiz iyi olur. Avrupa ülkeleriyle bütünleşme sebebiyle olumlu bakıyorum.Yaşam standartımız genişleyecek. Doç. Dr. KUTLU MERİH AB projesi, savunucuların ileri sürdüğü gibi tarihin kaçınılmaz bir gelişimi değil, rasyonel olarak değerlendirilmesi gereken bir uluslararası örgüt ve ortaklıktır. Kayıp ve kazançlar rasyonel olarak değerlendirilmeli fakat ulusal namus alanına giren “egemenlik hukuku” gibi konulara özel bir özen gösterilmelidir. AB geleneksel uluslararsı hukuku aşan, demokratik olmayan ve geçerliliği kuşkulu olan bir hukuk altyapısı göstermektedir. “Avrupa”, “Avrupa Topluluğu” ve “Avrupa Birliği” özdeş ve eşdeğer kavramlar değildir. Bu nedenle “Avrupa Birliği Karşıtı” olmak otomatik olarak Avrupa karşıtı olmak anlamına gelmemektedir. “AB” 1990 sonlarında ekonomik birlik modeli Avrupa Topluluğu projesinin Maastricht Anlaşması (1992) ile politik birlik modeline dönüştürülmesidir. Bu dönüştürme Avrupa halkalarının ne olduğunu tam kavrayamaması ile gerçekleştirilmiş ve referandum/ratifikasyon prosedürlerindeki açıklarla yürürlüğe konulmuştur. Danimarka ilk referandumda reddetmiş, Fransa %1 in altında bir marjla kabul etmiştir. Türkiye’nin AB ile bütünleşmesini kaçınılmaz sayanlar ve aksi halde üçüncü dünya ülkesi olacağımızı varsayanlar ticaret ve siyaseti birbirine karıştırmaktadır. Ticaret hala GATT kurallarına göre ulus- devletler arasında yapılmaktadır ve Birliğe üye olmanın ticareti geliştirecek veya daraltacak bir etkisi söz konusu değildir. Ticareti geliştirmesi beklenen birlik “Gümrük Birliği” dir ve Türkiye bu birliğin bir tarafıdır. Ticaretin kimin lehine nasıl geliştiği ve Türkiye’nin bu birliğe girmekle nasıl ütüldüğü ortadadır. Kopenhag Kriterleri olarak bilinen ve aday ülkelere dayatılan koşullar uluslar arası eşitlil koşullarına aykırıdır. Adaylardan demokrasi ve ekonomi alanında Avrupa standartlarını talep eden bu standartların üçüncüsü “AB müktesebatını (Acquis) benimseme kapasitesi” gibi masum sözcükler arasında, ulusal egemenlik hakkının kayıtsız şartsız Brüksel’e devrini talep etmektedir. Gümrük Birliği ve hatta Avrupa Birliği üyesi olmak beklenilen dış yardımın gelmesini sağlamamaktadır. Dış yatırım sanayi ve ticarete dönük bir ekonomik anlayış, düşük müdahale, düşük vergi, iyi eğitilmiş işgücü, rüşvet yolsuzluklardan uzak olmayı gerektirmektedir. HÜSEYİN GÜNDOĞMUŞ Aslında bu konuda ben olumlu düşünüyorum.Türkiye’de çok konuşulan bir konu. Aslında halkımız herşeyi biliyor ama bilmiyor. Bir çok konuda fikirlerini söylüyorlar fakat bir şey bilmeden fikir belirtiyorlar. EROL ÇETİNER Türkiye katılmalıdır çünkü;AB’ye giren ülkelerin sahip olduklarına biz neden sahip olmayalım. Gerçi bizi AB’ye aldıktan sonra 3 ay sonunda atarlar.Sebebi isebir düzen yok. Düzen bizde şöyle işliyor. İşlerin çıkarcılak taraflarını benimseriz. Biz toplum olarak hep çıkarcılığı ön planda tutan kişileriz. Menfeat üzerine kuruyoruz ilişkilerimizi. TEMEL ATİK Bir çözüm olacaksa önce Türkiye içinde olacak. Şuan ki ilişkiler iç içe geçmiş durumda. Eğer AB’ne girmek istiyorsak önce problemlerimizi ekonomik ve siyasal alanda kendi kendimize çözmeliyiz. Ondan sonra kendi ayakları üzerinde duran bir Türkiye olarak AB’ye girmeliyiz. Güneş Otel den Perpalılara indirim
Powernett A Blokta Internet ve bilişim teknolojisinin çeşitli yeniliklerini sunacak olan bütünleşik network çözümleri POWERNETT, Perpa Elektrokent sitesinde hizmet vermeye başladı. “Akıllı kent” vizyonu ile yola çıkan POWERNETT tüm Elektrokent mensuplarını Internet odaklı servislerden en yüksek düzeyde istifade edecek bir yapıya taşımaya kararlı ve bu istikamettede bir hayli aşama kaydetmiş. KabloTV sistemlerinin aksine POWERNETT tamamen siteye özgü, yüksek güvenlikli, lokal bir kablo altyapısı kurmakta ve sitede yer alan müşterilerin özelliklerine göre hizmetlerini şekillendirebilmektedir. Özel statüde olması dolayısıyla esnek davranabilmekte ve müşterilerini bürokrasiden tamamen uzak tutmaktadır. Başvurudan sadece iki gün sonra hizmet aldığını ve bu esneklikten ve hizmet kalitesinden çok memnun olduğu söyleyen müşteriler Powernett’in en büyük referansı durumundadır. Müşteri memnuniyeti her zaman ön planda tutulmaktadır. POWERNETT yetkililerinin ifadesiyle Elektrokent sitesinde kablo altyapısı tamamlandı. İsteyen şirketlere 5 iş günü içerisinde bağlantı yapılmaktadır. POWERNETT, tek kablo üzerinden farklı (TV, Internet, Data ve diğer interaktif hizmetler) servislerin sunulmasına olanak tanıyan bir teknoloji kullanmaktadır. Powernett, 11. katta Elektrokent Network Sistem Merkezi olarak anılan yerinde faaliyete geçmiş, sistemin çalışması için tüm altyapı yatırımlarını gerçekleştirmiş, dinamik bir kadro ile rekabetçi ve müşteri beklentilerini karşılayacak şekilde taleplere cevap vermeye başlamıştır. POWERNETT yetkilileri Internet erişiminde yeni bir çağ açtıklarını, telefon hattının kullanılmadığı Internet erişim teknolojisinin Türkiye’de ilk defa “kapalı bir mekan” olan PERPA Elektrokent’te uygulandığını söylemekteler. POWERNETT sayesinde telefon parası ödemeden, meşgul sesiyle karşılaşmadan, hız problemi yaşamadan Internet’te surf yapılabileceğini vurgulamaktalar. Yine Sel
Persiad Gündem Siyasi Bağımsız Gazete |
Editör / Aydın Doruk
Merhaba Yaz sıcaklarında yine yoğun bir dosya ile karşınızdayız. Türkiye’de herkesin gündemine giren AB konusunda Perpalılar ne düşünüyor dedik ve esnafa sorduk. Yanıtları iç sayfalarda bulabilirsiniz. Yine çok tartıştığımız fakat hakkında çok fazla bilgi sahibi olmadığımız AB’nin 1949’dan bu yana kuruluş kronolojisini özetleyerek yayınlıyoruz. Kronolojik olarak Avrupa Birliği Süreci 17 Aralık 1946 14 Mayıs 1947 7-11 Mayıs 1948 9 Mayıs 1950 4 Kasım 1950 18 Nisan 1951 10 Şubat 1953 20 Ekim 1954 8 Aralık 1955 20 Nisan 1958 13 Mayıs 1958 29 Aralık 1958 8 Haziran 1959 10 Eylül 1959 27 Eylül 1959 1 Kasım 1963 1 Temmuz 1963 15 Temmuz 1964 1 Aralık 1964 1-2 Aralık 1969 31 Aralık 1969 10 Mayıs 1972 19 Eylül 1972 25 Eylül 1972 2 Ekim 1972 8 Şubat 1973 21 Şubat 1973 1 Haziran 1973 15 Temmuz 1974 20 Mart 1975 27 Temmuz 1976 28 Mayıs 1979 28 Haziran 1979 1 Ocak 1981 18 Ekim 1981 28 Haziran 1983 1 Temmuz 1983 14 Şubat 1984 1 Ocak 1985 20 Haziran 1985 29 Mayıs 1986 11 Haziran 1986 14 Nisan 1987 9 Kasım 1989 3 Ekim 1990 19-21 Kasım 1990 7 Şubat 1992 1 Ocak 1993 18 Mayıs 1993 9 Aralık 1993 12 Haziran 1994 10 Ekim 1994 13 Kasım 1994 28 Kasım 1994 1 Ocak 1995 25-26 Şubat 1995 14 Mart 1995 1 Ocak 1996 19-20 Nisan 1996 17 Nisan 1997 4 Aralık 1997 30 Mart 1998 15 Ekim 1998 10 Kasım 1998 1 Ocak 1999 18 Haziran 1999 10-11 Aralık 1999 8 Haziran 2000 28 Eylül 2000 8 Kasım 2000 14 Aralık 2001 1 Ocak 2002 26 Mart 2002 BM GÜMRÜK MÜŞİAVİRLİĞİ İTHALAT İHRACAT ULUSLARARASI NAKLİYAT TİC. LTD. ŞTİ. İthalat, Ühracat, Yatırım Teşvik, Özel izinler. Tüm sorularınız cevaplanır Perpa, B Blok Kat: 4-5-6 No: 384 Şişli - İstanbul Tel:(0212) 320 33 00 (3 Hat) Fax:(0212) 320 33 04 YAZ HASTALIKLARI Sıcak bir Ağustos ayında hepinize merhaba! Malumunuz olduğu gibi, milletçe teknolojiyi çok seviyoruz. Dünyamızın hangi müstesna köşesinde yeni bir teknoloji harikası çıksa, allem edip kullem edip onu bir an evvel ediniyoruz. Bu durum, belki de gayet doğal; bilişim çağını yaşıyoruz... NEDEN BİLGİSAYAR ? Tüm işler omurilik ve beyin bağlamındaki ‘soğancık’ tarafından kontrol edilir. Bilgisayarda oluveren tüm işler CPU denilen beyin tarafından yapılır. Hani şu ‘Celeron’ ya da ‘Pentium’ diye ortalarda nam salanlar var ya: Kendileri olurlar. Beynin bir yarımküresi içerisinde bulunan hafıza bölümü, bilgilerin belirli bir süre muhafaza edilmesini sağlar. Unutmak, hatırlamak, akla gelmek, anımsamak... ne çok deyim bununla ilgili bir bilseniz. Beş duyu organımız: Limonun ekşi, gülün hoş kokulu, bülbülün güzel sesli, ateşin sıcak olduğunu başka nasıl öğrenmiş olabiliriz? Sahip olduğumuz bilgiyi dışarı yansıtmak için genellikle konuşma ve hareket dilini tercih ederiz. |
|---|
| anasayfa |
|---|
|
|---|