Kanayan yara Filistin

Yıllardır süren Filistin sorunu İsrail’in Filistin topraklarını işgal etmesiyle yeniden dünya gündeminin birinci sırasına oturdu.
Son yıllarda barış görüşmeleriyle yakalanan olumlu hava İsrail’de Ariel Şaron döneminin başlangıcıyla beraber yeniden bozuldu.
Filistinlilerin İntahar eylemlerini mazeret gösteren İsrail ordusu yeniden Filistin kentlerini işgal etti. Batı Şeria, Cenin, Gazze, Nablus, Ramallah kentlerinde yüzlerce Filistinli sivil, İsrail askerlerinceöldürüldü. Filistin Devlet Başkanı Yaser Arafat Ramallah’taki karar-gahında uzun süre rehin tutuldu.
Tüm dünyada bir çok devletin kınadığı bu olaylar üzerine başta Avrupa ülkeleri olmak üzere bir çok devlet İsrail’e ambargo kararı aldı.
Başbakan Bülent Ecevit İşgal üzerine Filistin’de yaşananların soykırım olduğunu söyledi, fakat ilerleyen günlerde böyle söylemek istemediğini sözlerinin yanlış anlaşıldığını belirtti.
Ülkemizin birçok yerinde İsrail konsolosluğuna yürüyerek, siyah çelenk bırakarak tepki gösterildi. İstanbul’da Filistin işgalini kınamak için Saadet Partisi, Özgürlük ve Dayanışma Partisi tarafından birer miting düzenlendi.
İstanbul’da bir çok aydın yazar sanatçı bilim adamı tarafından oluşturulan Barış Girişimcileri
Filistin’in karanlığını paylaşmak için her gece saat 21.00’de bir dakika karanlık eylemi kararı aldı. Karar tüm dünyadaki sivil toplum örgütlerine de iletildi.
Persiad Genel kurulu yapıldı
Perpa Sanayici ve İş Adamları Derneği, Persiad’ın 2001 yılı Mali Genel Kurulu 17 Nisan’da yapıldı.
Açılışını Persiad Başkanı Nazmi Gökçeli’nin yaptığı genel kurulda 2001 yılı faaliyetleri anlatıldı ve 2002 yılı için yapılması öngörülen etkinlikler tartışıldı.
Başkan Nazmi Gökçeli 2001 yılı faaliyetlerini anlattığı konuşmasında önümüzdeki dönem daha etkin bir örgüt olacaklarını belirtti. Persiad gibi kurumların sivil toplum kuruluşları olarak kamusal alanda bir çok görev üstlendiğini anlatan Gökçeli Perpa’da bulunan değişik iş kollarındaki esnafın kendi meslek komitelerinde örgütlenebilmesi için daha çok çaba harcanması gerektiğini ve Perpa esnafının bu konuya daha duyarlı olması gerektiğini söyledi.
Daha sonra Persiad Başkan Yardımcısı Osan Başta derneğin Faaliyet raporunu üyelere sundu.
Faaliyet raporunda Persiad’ın 2001 yılında düzenlediği bir çok etkinlik detaylı olarak anlatıldı. Bunları kısaca özetlersek;
1- “Gündem” gazetesinin 8 sayfa ve renkli olması
2- Grup sağlık sigortasında yeniden anlaşmaya varılması
3- 17 Haziran 2001 tarihinde düzenlenen piknik
4- 22 Ağustos 2001 de İstanbul Defterdarlığı’na ziyaret
5- 18 Eylül 2001 tarihinde Persiad Dernek Merkizinde İşyeri Hekimliği çalışması başlatılarak sağlık biriminin oluşturulması
6- 19 Eylül 2001 tarihinde Erdal İnönü’nün Perpa’ya gelmesi ve “içinde bulunduğumuz kriz ve çıkış yolları konulu bir söyleşi yapılması
7- 26 Eylül 2001 Yazar Öner Yağcı’nın katılımıyla “Küreselleşmenin Kültüre Etkisi“ konulu söyleşi yapılması,
8- 4 Ekim 2001 Şair Sunay Akın’ın okurlarıyla buluşturulması
9- 19 Ekim 2001 tarihinde Grip Aşısı kampanyası düzenlenmesi,
10- 5 Kasım 2001 tarihinde Yekta Güngör Özden’in katılımıyla Anayasa konulu bir panel düzenlenmesi, gibi maddeleri sayabiliriz.
Çok sesli bir havada geçen genel kurulda bir çok üye söz alarak Perpa’daki sorunları anlattılar ve çözüm önerilerinde bulundular. Sorunların odağında yine Perpa’nın yeterince dolu olmaması, Yeterli müşteri potansiyelinin olmadığı, otoparkların ve aidatların pahalı olması vardı.
Gene Kurul, Denetleme Kurulunun geçmiş dönem ve gelecek dönem tahmini bütçelerinin onaylamasıyla sona erdi.
Persiad dan öğrencilere burs
Perpa Sanayici ve İş Adamları Derneği, Persiad ihtiyacı olan öğrencilere burs verilebilmesi için yoğun bir çalışma başlattI
Başkan Nazmi Gökçeli ülkemizin içinde bulunduğu bu dönemde okumak isteyen ama olanakları olmayan öğrenciler için sivil toplum kuruluşlarının daha çok çaba sarfetmesi gerektiğini söyledi. Persiad’ın da bu konuda üzerine düşen görevi yerine getireceğini belirten Gökçeli, dernek olarak yoğun bir çalışma başlatılacağını belirti.
Burs çalışmasının önümüzdeki 2002-2003 öğretim yılına yetiştirilmesi gerektiğini belirten Gökçeli Perpa esnafının bu konuda daha duyarlı olup ellerinden gelen çabayı göstereceklerine inandığını söyledi.
Ülkemizin en önemli sorunlarından birinin eğitim sorunu olduğunu söyleyen Gökçeli, bütün sivil toplum kuruluşları bu konuda bir seferberlik başlatmalıdır dedi.
Perpa Yönetimi tarafından Persiad’a verilen atık kağıt gelirlerinden ve diğer gelir kalemlerinden bir fon oluşturulacağını belirtti.
Başarılı Yönetim, karlı işletmecilik midir?
İsmail Bekdaş
Perpa’da yönetim giderleri ve otopark ücretleri yine artırıldı. Krizin belimizi büktüğü, bırakın gelirlerimizin artmasını ciddi biçimde azaldığı bir dönemde Perpa Yönetimi, or-tak gider paylarını %75-80 oranında arttırdı. Acaba Perpa’da geliri bir önceki yıla göre %75 artan kaç işletme vardır, yönetim böyle bir araştırmaya ihtiyaç duymuş mudur?
Ülke genelinde tasarrufa gidilen, bizlerin işletmelerimizin giderlerini, çeşitli fedakarlıklarla kısmak zorunda kaldığımız bir dönemde yönetim giderlerinin bu artışı Perpalıya bir darbedir. Düşürülmelidir.
Sanki bir saldırı salvosu ile karşı karşıyayız. Giderlere katılım zammının hemen arkasından Kat Malikleri Üst Kurulu da otoparklara zam yaptı. Otoparkların paralı hale getirilmesinin temel nedeni, yönetim giderlerine katkı sağlaması ve Perpalı olma-yıp, Perpa parkından yararlanan bedavacılara engel olmak olarak açıklanmıştı. Oysa, bir yandan otopark giderlerinin altından kalkı-lamadığı söylenmekte ve otopark yönetiminin yükün altında ezildiği belirtilmektedir. Otoparkın hedefine ulaşamamasının sorumlusu herhalde Perpa çalışanları değildir.
1- Otopark Perpalılara ücretsiz olmalıdır.
2- Yönetim giderleri artışı en çok %25 düzeyine çekilmelidir.
3- Bizi ilgilendiren kararlarda 8-10 kişinin değil tüm Perpalıların ortak kararının alınmasının bir yolu bulunmalıdır. Örneğin bir çok işyeri kiradır ve hem otopark hem de yönetim giderlerini kiracı ödemektedir ama hiç bir karara katılma hakkı yoktur. Kendimizle ilgili karalara katılmak istiyoruz.
4- Bu taleplerimize olumlu yanıt verilmezse Tüm Perpa çalışanlarını imza ve benzeri başka şekillerde tepki göstermeye çağırıyorum.
İsmail Bekdaş
Serbest Muhasebeci
Fransa’da Le Pen Şoku
Yıllardır aşırı sağ iktidar görmemiş Fransızlar Cumhurbaş-kanlığı seçimlerinin 1.tur sonuçla-rının açıklanmasıyla adeta şok geçirdiler. AB’ye de karşı olan Le Pen seçimi kazanmıştı. Sonuçların açıklanmasından sonra yüzbinlerce genç her gün Paris’te yürüşüş düzenleyerek Le Pen’i Protetesto etti. Sloganları şöşleydi. “Faşiste verme, Hırsıza ver” . Ne diyelim, denize düşen yılana sarılırmış.
Anneler günü
Amerika’nın Philadelphia şehrinde Anna Jarvis adındaki bir kız 1906 yılında annesin yitirince onu her gün mezarına çiçek götürerek andı. Bununla yetinmeyen Jarvis, annesine olan sevgisini bütün annelere yaygınlaştırarak, çeşitli girişimleri sonunda 1915 yılından itibaren anneler gününün kutlanmasını sağladı. 1955 yılından bu yana Türk Kadınlar Birliğin’nin öncülüğüyle Mayıs ayının ikinci Pazar günü ülkemizde de “Anneler Günü “ olarak kutlanmaya başlandı. Anna Jarvis’in çok sevdiği beyaz karanfil de şefkat, soyluluk ve dayanma simgesi olarak, Anneler Günü çiçeği seçildi.
Bu yıl dünyada Anneler Gününün 87. yılıdır. Hepinize kutlu olsun.
çok Şükür (Bir Türk vatandaşının günlüğü)
• UYANILIR. Gözler açılıp besmeleyle tavana dikilir.
Çok şükür tavan olduğu yerde durmaktadır; deprem olmamıştır. Kalkılır. Etrafa şöyle bir göz atılır. Çok şükür eve hırsız takımından giren çıkan olmamıştır.
• Camdan dışarıya bakılır. Şükür kapıdaki arabaları sel almamıştır.
Banyoya girilir. Çok şükür sular akmaktadır.
• Mutfağa dalınır. “Bir yumurtayı sütle çalkarım kızarmış ekmek, biraz da peynir aman efendim ne güzel yenir.“ şarkısı çok uzaklarda kalmıştır. İki lokma bir şeyler atıştırılır. Sokağa fırlanır.
• Oh! Çok şükür sokak köpekleri bu sabah da sağdır.
• İşe doğru yollanılır. Kazasız belasız işyerine varıldığına şükredilir.
• “Çok şükür bir işim var diye” sevinilir. Mesaiye başlanır. Arkadaşlarla şakalaşılır, gazetelere bakılır. Arka sayfadaki don paça güzele takılıp kalınır. Bulmaca çözülür. Dedikodu yapılır. Memleket kurtarılır, yöneticilerin kulakları çınlatılır. Akşamki maçın hakemi hırpalanır. Çaylar, kahveler içilir, fallar bakılır. Mesai tamamlanır.
• Çıkışta ele bir çıkış belgesi sıkıştırılmadığına şükredilir. Dönüş yoluna çıkılır. Çok şükür. Çarpışmadan. Ezilmeden.Vurulmadan. Kapkaççıya kaptırmadan eve varılır. Evin yerinde durduğuna şükredilir. Elektrik kontağından yangın falan çıkmamıştır. Televizyon açılır . Oh oh! Çok şükür Başbakanımız yıkılmamış, ayaktadır. Mesut Bey’in sigarası elinde. Hüsamettin Bey’in gözü Ecevit’in üzerinde. Derviş “Kurtuluş Savaşı “ yolunda. Bahçeli’yse oralarda bir yerlerdedir. Çok şükür borsayla dolar insanı köprüden attıracak kadar inip çıkmamıştır. Şükür Reha Muhtar yayındadır. Memleketi saran tacizci üfürükçüler bir bir yakalanmaktadır.
•Yemeğe oturulur. Yemekten kalkılır. Karnın doyduğuna şükredilir.
Bir şişkinlik duyulur, soda içilir. Tekrar televizyon karşısına oturulur. Gülben Ergen’le Hülya Avşar’ın varlığına şükredilir. Çok şükür Mehmet Ali Erbil de vardır.
Haftanın rüküşüne bakılır. Çok şükür elektrikler kesilmemiştir.
Televizyonun karşısında uyuya kalınır. Kalkılır, yatak odasına gidilir,
yatağa yatılır. Uyku kaçmıştır. Tavana bakılır. Acil serviste, nezarethanede, karakolda falan olunmadığına şükredilir.
•Çok şükür bugün de geçmiştir. Yarına Allah kerimdir.
Gözler kapanır.
Çok şükür ...
İşyeri Hekimliği
Değerli Perpalılar,
Son bir yılda yaşanan ekonomik darboğaz, toplum olarak hepimizi etkiledi. Şu günlerde hemen herkes, 1 yıl öncesine kıyasla özel ve iş yaşantılarında radikal ekonomik önlemler almış olarak, erozyona uğramış sosyal ve ekonomik yaşamlarını ayakta tutmaya çalış-maktadırlar. Bu ekonomik şartlarda insanların da öncelikleri değişmek-tedir. Şöyle ki; Çalışan insanlar genç ve dinamik yaş grubunda oldukları için gerek hastalıklarında hastalığının tedavisi ile ilgilenmek için işe gel-memeyi göze alamadığından, gerek-se şartları uygun olsa da SSK hastanesinde muayene olma koşul-larının çok zaman alması ve bıkkın-lık vermesinden dolayı sağlık sorun-larını fazla önemsemeyerek, öncelik vermemektedir.
İşte tam da bu sırada devreye iş yeri hekimliği girmektedir. Şirketler ile sözleşme yapılarak sağlanan iş-yeri hekimliği hizmeti ancak sertifikası olan hekimler tarafından İstanbul Ticaret Odası’nın verdiği izin ile yapılabilmektedir. Bu izini
alan doktor SSK yetkisi ile o şirketin personeli hastalığında vizite kağıdı ile işyeri hekimine başvurmakta, muayenesi yapılarak reçetesi düzen-lenmektedir. Reçetedeki ilaçlar
SSK eczanesinden temin edilerek hastaya ulaştırılmaktadır. Ayrıca insanlar sormak istedikleri bazı tıbbi sorunları danışabilecekleri bir dok-tora da kavuşmuş olmaktadır. Bu açılardan bakıldığında ve ekonomik şartların oldukça ağırlaştığı günümüzde, işyeri hekimliliğin müthiş bir sosyal güvence olduğu da açıkça görülmektedir.
İşyeri hekimliği, o işyerinin per-soneli tarafından sağlık sorunlarının pratik bir şekilde çözülmüş olması sebebiyle, kendilerini motive eden, verimliliklerini arttıran ve sağlık açı-sından güvende olduklarını hissettiren bir sosyal destek olarak kabul edilmektedir. Bunun yanında işyeri hekimi o işyerinin hijyenik şartları ile işyeri sağlığında da sorum-lu olmakta bu konularda şirket yet-kililerini bilgilendirmekte ve tedbir alınmasını sağlamaktadır.Böylece doğabilecek tıbbi ve sıhhi sorunların giderilmesini sağlamakta ve işverene bu konularda yardımcı olmaktadır.
Geçtiğimiz Ekim ayından itiba-ren, Perpa Ticaret Merkezinde, sözleşme yaptığım 37 işyerinin
toplam 230 personelini işyeri hekimliği hizmetini, 13. katta Persiad bünyesinde tahsisi edilen yerde vermekteyim. Bu uygulamayı Persiad Yönetimi başından beri desteklemiştir. Dernek üyelerinin bir kısmı ile sözleşme yapılmış bulunmaktadır.2001 yılı Ekim ayında 21 işyeri ile toplam 140 çalışan için sözleşme yapıldı
Geçen 7 ay içinde bu sayı 37 işyerinde toplam 230 çalışana ulaştı.
İşyeri hekimliğinin zaman içinde Ticaret Merkezimizde yaygınlaşacağı ve çalışanların sağlık sorunlarının çözüme kovuşturulmuş olacağı umuduyla.
Dr. Bülent ÇAKIR / İşyeri Hekimi
Allerji
Değerli okurlar,
Çevremizde yaygın olarak bulunan allerjenlere, bazı kişiler diğerlerinden daha fazla duyarlı olup, bu allerjen-lere çok abartılı bir reaksiyon verirler. Bu duruma allerji denir.
Çevremizde bulunan allerjen-lerden en sık rastlananlar ev tozu, küf mantarları, hayvan tüyleri ve polenlerdir. Nisan-mayıs ayları, erken dönemde ağaçlardan, geç dönemde ise çayırlardan kaynaklanan polen yükünün arttığı aylardır. Havada taşınabilecek kadar küçük ve hafif olan polenler,
gözümüz, burnumuz ve solunum yollarımızdaki zarlar üzerinde biri-kerek göz nezlesinde; gözlerde yaşarma, kızarıklık ve kaşıntı, saman nezlesinde; hapşırma, burunda kaşıntı, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, geniz akıntısı, boğazda
gıcıklanma, koku alma bozukluğu, tat almama, kulakta dolgunluk ve hışırtı, astımda; nefes darlığı, öksü-rük, hırıltılı solunum, göğüste tıkanmaya neden olabilir.
Tedavi ile alerjik bünye değiş-tirilemez ancak alerjik hastalıklar
kontrol altına alınarak hastanın yakınmaları giderilebilir.
Saman nezlesi veya mevsimsel astıma karşı yaşam kalitesini düşür-meden alınabilecek tedbirleri şöyle sıralayabiliriz;
1- Çimleri keserken veya ev temizliği yaparken polen maskesi takın,
2- Polenlerin çok yoğun olduğu dönemlerde kapıları ve pencereleri kapalı tutun,
3- Bulunduğunuz yerdeki bitki ve hayvanlardan uzak durun,
4- Kuş tüyü yastıkları ve yünlü battaniyeleri pamuk veya sentetik maddeden yapılmış olanları değiştirin,
5- Gerektiğinde yeterince ilaç (anti-histaminik-dekonjestan)kullanın,
6- Hergün egsersiz yapın,
7- Diyetinizi vitaminlerle özellikle C vitamini ile destekleyin
Sağlıklı kalın. Dr. Bülent ÇAKIR / İşyeri Hekimi
Muhasebeciler Muammer Coşkun'u konuk etti
Perpa Muhasebe Meslek Grubu bu haftaki toplantısına İş Kurumu Şişli Müdürü Muammer Coşkun’u konuk etti.
Grup toplantısında iş yaşamına yeni giren İşsizlik Sigortası konusu ve buna ilişkin bildirimler ele alındı.
Muammer Coşkun’un genel sunuşundan sonra karşılıklı soru ve cevap şeklinde konu detaylı olarak ele alındı.
Perpa Muhasebe Meslek Grubunun kendi meslektaşlanına yönelik yapmış olduğu bu bilgilendirme çalışmasının diğer meslek gruplarına da örnek olmasını diliyoruz.