Yazın bunaltıcı sıcaklığını arayacağımız serin günlere doğru giderken, hepinizin hoşça bir Ramazan ayı geçirmenizi diliyorum. Ancak, ne Ramazan ayının, ne de yaklaşan kış aylarının pek hoş olacağı kanısında değilim. Artan doğal gaz ve enerji fiyatları buna bağlı olarak artacak giderlerimiz bizleri zorlayacaktır.
Burada dikkatimi ve dikkatlerinizi önemli bir noktaya çekmek istiyorum; Bundan 20 yıl önce deselerdi ki; " Bizim ihracatımız 100 milyar doları aşacak! " bunu diyene deli gözü ile bakabilirdik. Gerçekten bugün 120 milyarı aşmış, 150 lere gidiyor. Müthiş bir olay!! Ancak ikisi arasındaki korkunç uçurum belimizi büküyor ve daha da bükecek.
Asıl gelmek istediğim nokta: İyi kötü etrafımızda eş dost tüccar, sanayici, esnaf arkadaşlar var ama bu 100 milyar dolarlık ihracat onlara hiç uğramamış durumda. Sıkıntıda olmayanı yok. Sıkıntıda olmayanların "helal-i hoş olsun" kimler olduklarını merak ediyorum. Her devir, her iktidar kendi zenginlerini yaratır, maalesef böyle gelmiş böyle gidiyor. Bundan böyle de değişir mi bilemem, ama özelleştirmelerle tüm gelir getiren işletmelerimizi sattık, elimizde asıl kurtulmamız gereken hantal yapılar, işletmeler kaldı ve şimdiye kadar ne kadar borç ödenebildi veya ne zaman rahat bir nefes alırız belli değil.
Bazıları diyebilirler ki; dolar kaç senedir çıkmıyor hatta iniyor, ihracat artıyor, devletin dış borç yükü azalmış, sağlıkta bazı iyileştirmeler yapılıyor. Peki!!! İthalat, hayallerin üzerinde artmış dışarı döviz yetiştiremiyoruz, sanayicinin, işverenlerin devlet garantili dış borçları da hayallerin üzerinde artmış, belediyelerin borçları hayallerin üzerinde artmış, Bankalar artık yabancıların egemenliğine geçmiş ve ekonomimiz, borsamız onların insafına kalmış. Yakında 200 Ytl artık TL olarak çıkacak. Peki bunlar neyin göstergesi ??? Sağlıkta iyi niyetle iyileştirmeyi yapmaya çalışırken hala ayarlanamayan katkı payları, ödenemeyen ilaç paraları nedeniyle eczacıları isyan ettiren durumlar neyin nesi? Eğitimde, öğretim üyesiz üniversiteler açmak, sadece açıkta fazla kimse kalmadı diyerek artırılan kontenjanlar ve zaten kalitesi kendinden menkul eğitim kalitesi neyin nesi?
Emeklilikte düzeltme yapıyoruz derken, emekli olamayacaksınız denilen ayarlamalar ve özel bireysel emeklilik neyin nesi? Bu bireysel emeklilik şöyle çalışıyor; Diyelim ki on yıl sonrası için bir plan yapıp kredi kart numaranızı da verdiniz ve ayda diyelim ki 100 ytl ödeme yapıyorsunuz. On yılda, 120 ayda 12000 ytl birikiyor bu arada birikiminiz zamana göre sizin seçeceğiniz şekilde % 15-20 arası değerlendiriliyor. En sonunda varsayalım 20000 ytl paranız oldu. Siz, ya bu paranın bazı kesintilerden sonra kalan kısmını alıyorsunuz veya ben aylık para istiyorum diyorsunuz ve istediğiniz aylık miktar size bağlanıyor. Peki ne zamana kadar aylık alabiliyorsunuz? İçeride ne kadar paranız birikmişse o kadar. Bu biriktirme işini sizde kendiliğinizden yapabilirsiniz, belki daha iyi değerlendirebilirsiniz, ama ben biriktiremiyorum, para nasıl geliyorsa öyle gidiyor diyorsunuz ve birikimi bir bireysel emeklilik kurumuna havale ediyorsunuz, o kurum da yine kendine uygun fonlarla aslında enflasyonu geçemeyen bir meblağı üzerine koyup yine tüm bu işlerden gerekli karını alarak kalanı size veriyor. Bu biriktirdiğiniz parayı üç seneden önce çekemezsiniz gibi birçok şartlarda var. Ha çekmesine çekersiniz de, ceremesi var.
Gelecek için umutsuzluğumu güçlendiren bazı haberlere de yer vermek istiyorum: Dünyanın önde gelen takım elbise üreticisi bir firma maalesef Türk değil, radyasyon ve elektromanyetik dalgaları geçirmeyen elbise geliştirdi ve biz para verip elbiseleri veya know-khow' ı alacağız. Medyada yabancı payı yasada yapılacak bir değişiklikle % 50 ye çıkacak. Suudi Arabistan fon kurdu, Türkiye' den tarım arazisi alacak. Tuz Gölü havzasındaki son sulak alan da kurudu. IBM nin tespitine göre; sanal tehditte, istenmeyen e- postaların çoğu Türkiye kökenli, Rusya ardından ikinciyiz. ABD de kök hücreden alyuvar üretildi bir zaman sonra kanımızı onlardan alacağız. Şekerde özelleştirme başlıyor, pancar öldü yaşasın genleri değişmiş ithal mısırlar. Tekstilcilerden sonra turizmcilerimizde Mısır' a gidiyor,
Çin ve Endonezya' dan gelen iplikler yüzünden Türk iplik üreticileri perişan durumda. Tuzla da filikaya deneme için kum torbası yerine insan kondu ve üç işçi boğuldu. Pamuk ekim alanları artan maliyetler nedeniyle yerini başka ürünlere bıraktı. Bir büyük rakıyı içip direksiyona geçen işadamı? Yol kenarında yürüyen aileyi biçti beş kişiyi öldürdü. Memurların % 80 i bankalara borçlu. Halk kredi kartı borcu batağında. Rus- Gürcü savaş yaptı, Laleli' nin cirosu %25 düştü. Bu yıl yanan ormanlar her zamanki gibi ciğerimizi yaktı? . 28 yaşında Antalya lı iki dil bilen yüksek lisanslı endüstri mühendisi, işe alımlarda beyne değil fiziğe, torpile önem veriyorlar dedi, yeniden ÖSS ye girip tıp fakültesini kazandı, bakalım ne olur bilinmez?, Ahmet Şahin Kaba, Balkan şampiyonasında birinci oldu. Antrenmanlarını kapıcı olan babasına yardım ederek 10 katlı apartmanın çöplerini taşıyarak yapıyor??, Balık çiftlikleri Bafa gölü nü öldürüyor. İngilizler akıllı robot üretti. Okul servislerine % 14 zam geldi. Ecstasy uyuşturucu kullanım yaşı 9 a indi.
Gerçi, denizler durulmaz dalgalanmadan derler ya, bende şimdilik dalgalı zamandayız inşallah tez zamanda durulur bu dalgalanmalar diyerek hepinize aydınlık yarınlar diliyorum.









Aydın Doruk / Editör

Savaş Koç / Persiad Başkanı


Dr. Ercan Kesal / Özel Okmeydanı Hastanesi Y.K. Başkanı

Av. Turan Taşkıran / Persiad Genel Sekreteri


Bahattin Sönmez / SM Mali Müşavir




















